Güllaç,

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KADAR UZANAN KÜLTÜREL VE GELENEKSEL MİRAS-GÜLLAÇ'IN HİKAYESİ VE TARİFİ NEDİR?NASIL HAZIRLANIR?

Şubat 12, 2026 Mutfakta pişer gazeteye düşer 0 Yorumlar

Merhabalar sevgili dostlar, Ramazan ayı yaklaşırken,geçmişten günümüze kadar uzanan kültürel ve geleneksel bir miras olan ''GÜLLAÇ''a şöyle kısaca bir göz atalım istedim. Osmanlı ve Türk mutfağı Ramazan ayı kültüründen geriye kalan en önemli miraslardan,eski adetleri,yemekleri,gelenekleri günümüzde pek hatırlamasakta,GÜLLAÇ,o günlerden günümüze kadar hala tadını sevdiğimiz ve unutmadığımız bir tatlıdır. Osmanlı döneminde Güllaç yaprakları ''VARAK''olarak adlandırılmış,Saray mutfağı kayıtlarına da Güllaç yapraklarının yapımı adet olarak kayıtlara geçmiştir. Saray mutfağına ilk kez 1489 yılında ,Kastamonulu Ali Usta tarafından,şekerli süt ile ıslatılarak tatlı haline getirilmesi ve bu tatlının beğenilmesi sonucu da Ali Usta'yı Saray'a tatlıcı başı olarak alınmasıdır. 13.yüzyılda Güllaç yaprakları,buğday nişastası su ve çırpılmış yumurta akıyla sulu bir hamurun sac üzerinde pişirildiğini kayıtlarda görürüz. ''Bembeyaz ve pelür kağıdı gibi ince olmalı'' diyerek anlatılır. ''VARAK''lar ,yapımı ustalık isteyen ,tatlının hazırlanış öncesi hazırlık dönemidir.Ve ehil ellerden çıkmalıdır. Osmanlı Sultanlarının sofralarından eksik etmedikleri Güllaç,yani o zamanları ''GÜLLÜ AŞI'',Varak adı verilen yaprakların,o dönemlerde her tadanın hayran kaldığı gül suyu ile tatlandırılması sonucu ,vazgeçilmez bir tatlı olmuş ve ''GÜLLÜ AŞ''olarak adlandırılmıştır.Fakat bu isim zaman içerisinde ''GÜLLAÇ''a dönüşmüştür. O dönemlerde Osmanlı Sultanlarının damak zevkine göre hazırlandığı,hatta güllaç yapraklarının yumurtaya bulanarak kızartılıp şerbete atıldığı da bilinir. 600 yıl önce , o zamanlarda yaşayan insanların mısır nişastasını saklama çabasıyla ortaya çıkan yaprakların,üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen hala günümüzde de özellikle Ramazan ayı sofralarının vazgeçilmeyen tatlısı olarak sevilerek tüketilmeye devam edilmektedir. Bizler şanslıyız ki,Güllaç yaprakları,paketlenmiş hazır bir şekilde elimizde ve kısa bir işlem sonucunda bu lezzetli tatlının tadına varıyoruz. Ilık sütüyle,gül suyu ve şekerin oranıyla bolca ceviz ile her ne kadar pratik bir tatlı olarak görülse de ,dikkatle ve itinayla hazırlanmak ister ''GÜLLAÇ'' Güllaç yapraklarının sütlü şerbetini güzelce çekmesi ve her yağrağı fincan içine alıp cevizle doldurarak bohça haline getirilmesi özelliğidir. Günümüzde pratik ve kolay olması açısından kat kat döşenerek hazırlansa da ,aslına sadık kalınarak porsiyonlar halinde hazırlamak bize miras kalan bu tatlıyı koruyarak tatmak,geçmişten günümüze tarihimizi korumak adına önem kazanır. Tadıyla,görüntüsüyle,yemek üzerine hafif bir tatlı olması adına.geleneksel mirasımız ''GÜLLAÇ''ı ortaya çıkaran ,sevdiren ve kayıtlara geçmesine vesile olanları rahmetle analım ve gelmekte olan Ramazan ayı sofralarımızda bu tatlıya bir kez daha yer verelim. Sevgiyle...🧡🧡🧡 GÜLLAÇ MALZEMELER: 9 porsiyon 9 ad Güllaç yaprağı 8 su bar Süt 500 gr (3 su bar) toz şeker 1 yem kaş gül suyu ARASINA: 250 gr iri doğranmış ceviz ÜZERİNE: Toz Antep fıstığı Çilek yada Nar taneleri HAZIRLANMASI: Sütü ve şekeri bir tencereye alın ve karıştırarak şeker eriyip süt el değecek ısıya gelen kadar karıştırın. Gül suyunu ekleyin. Sütün çok sıcak olmamasına dikkat edin aksi takdirde güllaç yaprakları dağılır ve hamur halini alır) Sütün ısısının ayarlanması önemlidir,yaprakların tamamen yumuşaması ve sert kalmaması önemlidir. Güzelce yumuşattığınız güllaç yaprağını bir kahve fincanının/yada çay fincanı,içine ,dışa sarkacak şekilde yerleştirin. Orta kısmına iri doğranmış cevizleri alın. Fincanın dışına sarkan kısımları içe doğru alarak bohça haline getirin ve bir tepsiye ters çevirin. Bütün güllaç yapraklarını aynı şekilde hazırlayın. Bu işlemleri yaparken sütünüz soğumaya başlayacaktır. Onun için her yaprak için aynı sıcaklıkta süt alarak yaprakları ıslatın. Bütün hepsini hazırlayarak tepsiye aldığınız Güllaç'ların üzerine kalan sütü gezdirin ve tepsinin üzerini kapatın. Arada sütü kaşıkla güllaçların üzerine gezdirin.(hemen sertleşme yapabilir) Oda sıcaklığında tatlının kendini iyice çekmesi için 1 saat bekletin. Daha sonra arzuya göre üzerini Antep fıstığı ,çilek yada nar taneleri ile süsleyerek ikram edebilirsiniz. Afiyet şifa olsun.

0 comments: