HUMUS NASIL YAPILIR ? TARİHÇESİ NEDİR ?KÖZ PATLICANLI,CEVİZLİ,PASTIRMALI VE PANCARLI HUMUS TARİFLERİ


HUMUS

KÖZ PATLICANLI HUMUS


CEVİZLİ HUMUS


PASTIRMALI HUMUS


PANCARLI HUMUS


          Merhabalar,
 Bugün sizlere tarihi eskilere dayanan ve hala bir çok yerin ''bizim'' diye sahiplendiği bir tarifi yazmaya çalışacağım.Biraz eski yıllara gidelim ve bu nefis lezzetin nasıl çıktığı konusunu öğrenelim.
         HUMUS denildiğin de Hatay'lılar,Tarsus'lular ve İskenderun'lular arasında 'kim daha lezzetlisini yapar' çekişmesi sürerken,tüm OrtaDoğu'da bitmez tükenmez bir humus bizim kavgası sürmekte..
         İlk nerede doğduğu kimi kaynaklara göre M.Ö 3000 'lere dayanıyor.Kimi kaynaklarsa nohudun ilk Babil Bahçelerinde yetiştirildiğini öne sürmekte..Kimileriyse 12.yüzyılda Eyyubiler tarafından
humus hazırlandığı belirtilmektedir.
         ''HUMUS adını Arapça nohut anlamını taşıyan ''HUMMUS'' dan almaktadır.
Nohutun ilk yetiştiği yerler Akdeniz ve OrtaDoğu'dur.Binlerce yıl bu bölgelerde yaşayan insanların ana besin kaynağı olmuştur.Mezopotamya da yetişen ilk ürünlerden biridir.
          Antik Roma'da en sevilen sokak yemeklerindendir.Yunan filozoflarından Pluton ve Sokrates
yazılarında humusun besin değerinden bahsederler..
          Kimin milli yiyeceği olduğu konusuna gelince Mısır,Lübnan,Yunanistan,Suriye ve İran'da sorulduğunda ''BİZİM'' yanıtını alırsınız.Mısır,bu bitkinin en sevildiği yerdir.Ayrıca sofralarından eksik etmedikleri bir yemektir.
          Lübnan ise milli yemekleri olduğu konusun da iddialı..İsrail ise milli yemekleri olduğu konusunda kutsal kitapları Tevrat'ı şahit göstermektedir.
          Yunanlıların şahitleri ise Pluton ile Sokrates adlı iki ünlü antik çağ filozoflarıdır.
Allahtan İtalyanlar eski Roma da sokaklarda en çok yenen yemek humustur deseler de bu kavga da yer almamaktadırlar.İranlılar ise bizimdir demenin dışında hiç bir kanıt gösterememektedir.
          OrtaDoğu da en büyük HUMUS çekişmesi Lübnan ve İsrail arasında..İsrail humusa sahip çıkmak için ,2009'da dev bir humus yapıp adlarını Guinnes Rekorlar kitabına yazdırdılar.Bunun üzerine çılgına dönen Lübnan'lı şefler kolları sıvayıp''en büyük humus bizim humusumuz'' diyerek 2010 yılında 300 aşçı tam 11,5 ton ağırlığında bir humus yaparak İsrailin rekorunu kırdılar.Bu dev humus da 8 ton nohut,2 ton tahin,2 ton limon suyu,70 lt.zeytinyağ kullanıldı.
           Bugünler de ise bir başka çekişme ,lezzeti konusunda yapılmaya başlanmıştır.Artık humus kimin sorusu yerine ''kimin humusu daha lezzetli '' sorusu gündemde..
           Bu savaşın galibi kim olursa olsun,değişmeyen gerçek Humus'un çok lezzetli ve her öğünde yenebilecek bir yiyecek olması ve çok besleyici ,vitamin deposu mezelerin kralı olduğudur.
           O zaman sizlere Humusun aslı olan tarifini vererek işe başlayalım ve seçenek olarakta diğer malzemelerle de çeşitlerinin yapıldığını ekleyelim.
           Haydi buyrun tarifimize;

  • MALZEMELER:
  • 3 su bardağı nohut
  • 6 dolu yemek kaşığı tahin
  • 5 diş sarımsak
  • 4 yemek kaşığı limon suyu
  • 1,5 çay kaşığı kimyon
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • ÜZERİNİ SÜSLEMEK İÇİN:
  • Sızma zeytinyağ
  • Toz kırmızıbiber
  • kimyon
  • DİĞER SEÇENEKLER İÇİN:
  • 1adet közlenmiş patlıcan
  • limon suyu ve zeytinyağ,tuz karışımı
  • Cevizli için:1 kase ceviz içi,1 yemek kaşığı tereyağ,toz kırmızı biber
  • Pastırmalı için:4-5 dilim pastırma,1 yemek kaşığı tereyağ
  • Pancarlı için:250 gr haşlanmış pancar 
  • YAPILIŞI:
  • Nohutlarınızı geceden ıslatın ve bir kaç kez soğuk sudan geçirerek kara suyu çıkana kadar yıkayın.Daha sonra düdüklü tencereye alın ve bol suda haşlayın.(çok az karbonat eklerseniz kabukları daha kolay soyulacaktır.)
  • Haşlanan nohutları bir süzgeçe boşaltarak kabuklarını soyun.
  • Nohutları çok soğutmadan ve kurutmadan robota alarak püre haline getirin.Bu arada daha rahat pütürsüz bir hal alması için az bir miktar buzlu su ekleyin.
  • Tahin,dövülmüş sarımsak ve limon suyunu ekleyerek çırpmaya devam edin.
  • Tuzunu ve kimyonunu ekleyin.
  • Humusunuz akışkan ama çatala gelecek kıvamda olması gerekmektedir.
  • Servis tabağına aldığınız humusu kızdırılmış yağ ve kırmızı biber karışımı ve kimyon ile süsleyin.
  • Diğer seçenekler için aynı şekilde humusu yapınız ve servis tabağına alınız.
  • Üzerine pancarlı olan hariç diğerlerini yerleştirerek servise sunabilirsiniz.
  • Pancarlı humus ise haşlanmış pancarı nohutlarla birlikte rondodan geçirerek diğer malzemeler ile hazırlanmaktadır.
  • Hepinize kolaylıklar diliyorum..
  • Afiyet olsun.
  • Sevgiyle...

REÇELLER VE MARMELATLAR NASIL HAZIRLANIR ?



REÇELLER VE MARMELATLAR NASIL YAPILIR ?

        Reçel ve marmelatların tarihi çok eskilere dayanır.Eski tarihlerde balla kaynatılan şerbetine
 meyveler katılarak yapılsa da daha sonraları şekerin işlenmesi ve balın maliyeti açısından şeker
 ilavesiyle hazırlanan reçeller daha uygun maliyetler hazırlandığından tamamen şeker ile pişirilmeye
 başlanmıştır.
         Piyasa da hazır olarak satılan çoğu marmelat ve reçeller maliyeti daha da ucuz olduğundan glikoz ile pişirilerek hazırlanmaktadır.
         Reçeller ve marmelatlar yörenin ve bölgenin durumuna göre farklı pişirilme özelliklerine 
 sahiptir.
         Reçel pişirilirken dikkat edilmesi gereken hususlar ise karıştırma esnasında tahta kaşık kulla-
 nılması,tencerenin kenarında şekerin sertleşmemesi,ilk kaynaması esnasında oluşan köpüğün,
 sıcak su içerisinde bekletilen metal bir süzgeç kepçe ile alarak köpükten arındırılması,en sağlıklı
 olan cam kavanozlarda ve kapakları yeni kavanozları ıslak olmadan kullanmamız gerekmektedir.
        Bir diğer husus ise kaynama derecesini iyi ayarlamak,limon suyunu katacağımız süreyi iyi
 ayarlamanız gerekmektedir.
        Bu süreyi ise kolay olarak bir cam çay tabağını soğuk sudan geçirin ve bir damla reçel ekleyerek
 reçelin toplanmasın da reçelin kıvama geldiği ve limon suyu ekleyerek 10-15 dakika daha kaynattıktan sonra ateşten indirmeniz gerektiği zamanın geldiği anlaşılır.
        Çok uzun süreler de kaynatılan reçel ve marmelatlar hem rengini,hem tadını hemde meyve özel-
 liğini kaybedecektir.Bizim istediğimiz ise hem meyvenin tadını ve kokusunu alarak lezzetli bir reçel
 yemektir.
        Marmelatlara gelince,şeker ölçüsünü daha az koyarak kaynatmak ve kuru bir tepsi içerisine
 alarak güneş ışığı altında üzerine bir tül sererek ve ara ara karıştırarak yoğunluk kazanmasını sağlar,
 meyvenin özünü ve tadını muhafaza ederek hazırlamak gerekmektedir.
        Ben sizler için bugün taze meyvelerden 2 adet reçel,2 adette marmelat hazırladım.
 Bu meyvelerin yerine başka meyveler de kullanabilirsiniz.Dikkat etmeniz gereken bir diğer husus
 ise meyvelerinizin taze ,temiz ve güzelce ayıklanmış olması kesinlikle çürük ezik meyveler kullan-
 mamanız gerekmektedir.
        Bazı meyvelerin kendilerine has bazı özellikleri bulunmaktadır.
 Bugün yaptığımız ANJELİKA ERİK kaynadıktan ve soğuduktan sonra jöle kıvamı almakta,pasta
 ve kurabiyeleriniz de rahatlıkla kullanacağınız kıvamdadır.Ayva da ha keza öyledir.
        Resimlerle bölüm bölüm açıklamaya çalışacağım bu nefis reçel ve marmelatları umarım sizler
 de rahatlıkla pişirerek kavanozlara alarak mutfak raflarınıza dizeceksiniz.

  • ANJELİKA ERİK
  • ÇİLEK
  • AYVA
  • MÜRDÜM ERİĞİ ve diğerleri için MARMELAT YAPIMI
  • Meyveniz 1.100 kg ise çekirdeğini çıkarıp kabuğunu soyduğunuz da 900 gr düşecektir.
  • Bu ölçüyü diğer meyveler için de rahatlıkla kullanabilesiniz diye yazıyorum.
  • Mürdüm eriğinin kabuğu soyulmadan yapılsa da Anjelika erik ve Ayvanın hem kabuğu hemde çekirdeği çıkarılmaktadır.
  • Erikleri soyduk çekirdeğinden çıkardık şimdi rondodan geçirin ve püre haline getirin.





Eriklerin çekirdeklerini çıkardık ve kabuklarını çok ince soyduk.İki parçaya ayırdık ve rondodan geçiriyoruz.






















  • Bir tencere içerisine aldık ve 450 gr toz şekerini ekleyebilirsiniz.
  • Marmelatlarda çok şeker kullanmamaıza gerek yoktur.
  • Orta ateşte kaynatmaya başlayın.
  • Marmelatınız kaynamaya başlayınca üzerindeki köpüğünü sıcak suda beklettiğiniz süzgeç ile alın ve 1/2 saat marmelatı ara ara karıştırarak pişmeye bırakın.
  • Bu arada tencerenin kenarının şekerle sertleşmemesine dikkat edin.Ne kadar sık karıştırırsanız
  • köpüğü  o kadar az olacaktır.
  • 1/2 saat sonunda 1/2 limon suyunu ekleyerek 10 dakika daha kaynatın .
  • Reçel ve marmelatlarınızı karıştırırken mutlaka tahta kaşık kullanın.


  •                             
   
  • Marmelatımız pişti ve kuru bir tepsiye boşaltarak üzerini bir tül ile örterek güneş alan bir yere bırakın.Ama üzerinin kabuk tutmaması için ara ara karıştırın.
  • 1 saat sonunda marmelatınızı cam kavanoza alarak ağzını yeni bir kapak ile kapatırsanız kış boyu marmelatınız küflenmeden ve kristalleşmeden elinizin altında nefis bir şekilde yemeye hazır olacaktır.


      Resimde de gördüğünüz gibi hem rengi hem kıvamıyla nefis marmelatınız hazır...
      Buzdolabında beklettiğinizde jöle kıvamında olacak,kurabiyelerinizde kullanırken sizlere rahatlık 
      sağlayacaktır.
      ÇİLEK MARMELATI İÇİNDE AYNI ŞEKİLDE HAZIRLAYIN.



               ÇİLEK MARMELATI...



     Şimdi gelelim REÇELLERE...
 Reçel hazırlarken de taze,temiz  ve eziği çürüğü olmayan meyveler seçerek itina ile reçelinizi yapınız.
      ŞEFTALİ REÇELİ:
 1.000kg.sert şeftali
 1.100 kg.toz şeker
  1/2 limon suyu
 HAZIRLANIŞI:
 Şeftaliler sert olduğu için kabuğunu soymadan sadece çekirdeğini çıkarın ve yarım ay şeklinde ince dilimleyin.
 Genişçe bir tencereye aldığınız şeftallerin üzerine toz şekerini ekleyerek bekletin.
 Eğer bekleme süreniz yoksa 1 orta boy kahve fincanı su ekleyerek orta ateşte kaynatmaya başlayın.
 Ara ara karıştırın ve aynı şekilde tahta kaşık kullanın.İlk kaynamada çıkan köpüğü temizleyin.
 Fokurdamaya başlayınca 1/2 saat kaynatın ve limon suyunu ekleyerek 15 dakika daha kaynatın.
 Bu sistem ile hazırlayacağınız reçel ve marmelatlarınız hiç bir zaman küflenme ve kristalleşme yapmadan uzun süre saklayarak afiyetle yiyebileceğiniz kıvamdadır.

KAYISI MARMELATI:
 Ölçülerimiz aynıdır.Kayısıya çekirdeğinin içinden çıkan bademini de ekleyerek kaynattık.
 Hepinize tavsiye ederim,değişik lezzetli bir tat vermektedir.
 Kıvam aldığını anlamamız için cam bir çay tabağına bir damla reçel bırakın eğer toplanıyorsa 
 reçeliniz kıvama gelmiştir.



                                         Şeftalilerinizi yarım ay şeklinde doğrayın.




       ŞEFTALİ REÇELİNİN SUNUMU...
    Resimde gördüğünüz gibi suyu ve kıvamı berrak ,meyveler ezilmeden pişmiştir.


      

        KAYISI REÇELİ SUNUMU...
  Kayısılarınız ezik olmayan küçük ,sert ve sulu reçellik olarak satılan kayısıları seçiniz.

   Hepinize kolaylıklar diliyorum.
    Afiyet olsun..
   Sevgiyle...

JÖLELİ YAZ PASTASI NASIL YAPILIR ?



JÖLELİ YAZ PASTASI
   

    Merhabalar,
  Yaz mevsiminin en sıcak günlerini yaşadığımız bu günler de yiyecek içeceklerin de soğuk    
   olanlarını seçiyoruz biraz olsun serinliyebilmek için..
     Bugün sizlere yazacağım tarifimin çok eskiye dayanan bir pastadır.
   80'li yıllar da cheescake ve browni adıyla bilmediğimiz ve genellikle jöleler ile hazırladığımız
   bana kalırsa cheescake'in atası sayılan,peynir olmasa da yoğurt ile jöleyi karıştırarak yaptığımız
   bu tarif,çok sevilen ve yaz mevsimin de çok sık yaptığımız bir pastaydı.
      Cheescake'in tarihine bakılırsa da Philadelphia'da köy peyniri olan çok yumuşak bir peynir yada
   süzme yoğurt kullanıldığı görülmekte...
       Biz de 80'li yıllarda bu tarifi yoğurt genellikle meyveli yoğurt kullanarak hazırlardık.
    Sanırım sizler de beğeneceksiniz,üç kat olarak hazırladığımız pastamız hem görüntüsü,hem 
    lezzeti hemde içimizi ferahlatan tadıyla eski defterleri karıştırmamıza değecek..
       Ara katına kullandığımız bisküvileri ben bu sefer mozaik içi çikolatalı bisküviler olarak
    kullandım çok da güzel oldu..
       Haydi buyrun tarifimize..




  • MALZEMELER:
  • ÜÇ KISIMDAN OLUŞACAK PASTAMIZ İÇİN HER KATINI AYRI AYRI YAZACAĞIM.
  • MEYVELİ KISIM:
  • 1 çorba kasesi çilek (başka meyve de kullanabilirsiniz.)
  • 1 paket jöle (jöleyi ister mini paketler olarak 3 paket ayrı ayrı kullanabilirsiniz isterseniz de büyük paket jöle alarak üç katman için 1,5 _ 1,5 _ ve 1 su bardağı olarak kullanabilirsiniz.Yani 1,5 su bardağı jöleyi meyve ve bisküvi karışımına 1 su bardağı jöleyi ise yoğurta karıştıracaksınız.Diğer malzemeleri hazırladığınızda sadece jöleyi katarak yerleştirmeniz yetecektir.Tercih sizin.
  • Mini paket jöleyi üzerinde yazılan tarife uygun olarak hazırlayın .
  • Silikon kalıbınıza çilekleri dizin ve üzerine pişirip ılıttığınız jöleyi boşaltarak buzdolabına kaldırın.Siz diğer katı hazırlarken çilekli jöle buzdolabında donsun.
  • ARA KAT:
  • 2 paket çikolatalı mozaik bisküvi (240gr)




  • Bisküvilerimiz bunlar..


  • Bir bıçakla dört parçaya ayırın.Zaten bıçak değdiği an da parçalanacaktır.
  • Bir kaseye alın ve yine hazırladığınız jöleyi bisküvilerle karıştırın.
  • Buzdolabında beklettiğiniz ve tamamen sertleşen çilekli jölenin üzerine eşit şekilde yerleştirin.
  • Hemen yine buzdolabına kaldırın.Katların birbirine karışmaması için mutlaka sertleşmesini bekleyin.
  • Şimdi gelelim son katına,yani kalıbı ters çevirdiğimiz de altta kalacak olan yoğurtlu karışıma
  • 1  su bardağı çilekli yoğurt ile hazırladığınız bir paket jöleyi karıştırın.
  • Buzdolabında beklettiğiniz kalıbınıza en son olarakta yoğurtlu karışımı yerleştirin.
  • Ve tekrar buzdolabına kaldırın.Takribi 2 saat kadar bekletin.
  • Servis tabağına ters çevirerek yerleştirin.
  • Üzerine hazır meyve soslarından gezdirebilirsiniz.
  • Dilimliyerek servis yapabilirsiniz.

Hazırladığımız jöle ve yoğurtlar..





Hepinize Afiyet Olsun..
Sevgiyle...

ZEYTİNYAĞLI İMAM BAYILDI TARİFİ



ZEYTİNYAĞLI İMAM BAYILDI
         

       Zeytinyağlılar sıralamasında önemli bir yer alan İmam Bayıldı,iştah açıcı görünümü,
  layıkıyla pişirildiğin de damaklarda bıraktığı nefis lezzetiyle başlı başına yenebilen bir yemektir.
        Tabi herkesin merak ettiği bir konu da adıdır..acaba imam neden bayıldı ?
  Bir çok rıvayete göre çeşitli hikayeler anlatılsa da benim duyduğum ve bence en makul olanı 
  ise şöyledir ..
        Savaşlardan dolayı kıtlık zamanıdır.Herşeyin tasarruf edildiği ekmek yapımında kullanılan
  mısırın bile koçanının öğütülerek çoğaltıldığı zamanlar da bir kasabanın birinde bir imam yaşarmış.
         Aş yok,yemek yok,soğanla unla çorba yapılırmış.Ama bizim imamın kileri ise doluymuş.
  Karısı bu duruma çok kızıyormuş her seferinde de imamdan aynı cevabı alıyormuş;kıtlık var idareli
  olmak zorundayız,devlet harp içinde..
         Kilerde bir sürü yemeklik malzeme varken imamın böyle davranmasından bıkan karısı,imamın 
  olmadığı bir gün bütün komşuları eve çağırmış ve kilerdeki yiyecekleri hepsine dağıtmış.
         Kalan bir kaç yemeklik malzeme olan soğan,domates ve biberleri kurutulmuş patlıcanların
  içine doldurarak bir yemek yapmış.İmam yemek vakti sofra da bu yemeği görünce şaşırmış.
         Karısı da ''bu akşam özel bir gece bu nedenle sana çok özel ve güçlendirici bir yemek yaptım
  deyince imam kızamamış ve iştahla bu yemeği yemiş çok da beğenmiş.Karısına teşekkür ettikten
  sonra da bir daha böyle israf yapma diyerekten kilere doğru yönelmiş.
       Kilerden içeri giripte etrafı bomboş görünce ''Sizce imama ne olmuştur ? ''
       İşte eğrisiyle doğrusuyla İMAM BAYILDI'nın öyküsü rivayete göre böyle..
  Şimdi gelelim tarifine ,internet sitelerinin çoğunda o kadar farklı tarifler görülmektedir ki,sanırım
  bu tarifler nedeniyle çoğunluk bu yemek hakkında olumsuz düşünmekte...
       Size bugün yazacağım tarif benim sülalemden gelen bir tarif olup sanırım çook eskilere dayanır.
  Biz eski İstanbullular olarak zeytinyağlılara çok önem ve özen gösterdiğimiz için incelemelerim
  arasında siteler de yapılan ve tarif verilen bir çok zeytinyağlının layıkıyla hazırlanmadığını görmekteyim.En azından belli başlı zeytinyağlı yemeklerin bilgisi olmadan yazılıp çizilmemesi 
 taraftarıyım.Şimdi sizlere açıklamalı olarak bu yemeğin lezzetiyle nasıl yapılacağını yazacağım.
 Lütfen tarife sadık kalarak ilaveler yapmamanız ve itinayla hazırlamanız...
 Bir çok zeytinyağlı da olduğu gibi İmam Bayıldı da bir gün buzdolabında bekletildiğinde çok daha
 lezzetli olacaktır.Onun  için çalışan bayanlarımız hafta sonu zeytinyağlılarını buzdolabına kaldırdıkları takdir de hafta içi yanına hazırlıyacakları bir çorba yada sıcak bir tencere yemeği ile
 yemek sorununu aza indireceklerdir.
  •     Hepinize kolaylıklar diliyorum.


  • MALZEMELER:
  • 4 adet orta boy kemer patlıcan
  • 6 adet orta boy kuru soğan
  • 6 adet domates
  • 7 diş sarımsak
  • 4-5 adet sivri biber
  • 1 çay bardağı riviera zeytinyağ
  • 1,5 su bardağı su
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz (arttırılabilir.)
  • YAPILIŞI:
  • Patlıcanları alacalı soyun ve bol su dolu bir kaseye alarak tuz ekleyerek 1/2 saat bekletin.
  • Patlıcanlarınız su da beklerken kuru soğanları yarım ay şeklinde ince doğrayın ve bir kaseye alın.Tuz ekleyerek hafifçe ovun.
  • Domateslerin kabuklarını soyarak küpler halinde doğrayın ve soğanlara ekleyin.
  • Sivri biberleri küçük halkalar halinde doğrayın ve ekleyin.
  • Zeytinyağını,tuzunu,şekerini ve halka doğranmış sarımsakları ilave ederek güzelce hepsini karıştırın.
  • Su da bekleyen patlıcanları bir kez daha soğuk sudan geçirin ve kararmamaları için limonun kabuğu ile etrafını ovun.
  • Genişçe bir tencereye patlıcanları dizin (üst üste gelmeyecek şekilde)
  • Patlıcanlarınız büyük ise ortadan ikiye bölün.
  • Patlıcanların tam orta kısımlarını bıçağın ucu ile tam ayırmadan kesin ve elinizle ayırın.
  • Hazırladığınız iç malzemeleri eşit şekilde bütün patlıcanların içine doldurun.
  • Malzemeler çok görünse de piştikten sonra her bir patlıcanın içine tam gelecektir.
  • Üzerlerine bir tabak kapatarak yan kısımdan suyunu verin ve kısık ateşte pişmeye bırakın.
  • Yemeğiniz suyunu çekerek yağına kalacaktır işte o zaman pişmiş demektir.
  • Hemde nefis lezzetiyle..eğer çok sulu ve az yağla acele bir şekilde bu yemeği hazırlarsanız 
  • yemeğiniz hiç bir şeye benzemeyecektir.Lütfen tarife uygun şekilde pişirmeye dikkat edelim.
  • Ilınan yemeğinizi bir mala yardımıyla kayık tabağına yerleştirin.Etrafına yayılan iç malzemesini güzelce içlerine yerleştirin ve üzerini maydanoz ile süsleyerek soğutun.
  • Sofralar da görüntüsüyle göz dolduracak bu lezzeti seçtiğiniz için memnun kalacaksınız.
  • Hepinize afiyet olsun.
  • Sevgiyle...

MEYVE SOSLU İRMİK TATLISI NASIL YAPILIR ?



MEYVE SOSLU İRMİK TATLISI

     Merhabalar,
  Sütlü tatlılar arasında yıllardır hemen her ev de yapılan ve büyük küçük hepimizin sevdiği bir 
  tatlıdır İrmik Tatlısı..
    Ölçüsü de hep hafızada kalır ve tencereye sütü,şekeri ,irmiği aldığımız zaman çarçabuk koyu
  kıvama gelen tatlıyı bir kaseye boşaltır ve soğuyunca ters çevirerek süsler sunarız.
    İlk öğrendiğimiz yıllarda ara kısmına ceviz tarçın karışımı koyar öyle soğuturduk ve ters çevirir
  keserdik aradaki ceviz çok uyumlu olurdu bu tatlıya..
    Daha sonraları herkes hayal gücüne ve damak zevkine göre çeşitlendirdi.Ortaya lezzetli tatlar
  çıktı.Aynı uygulamaları bende denedim ve hepside gayet başarılı olup sevildi de..
     Benim tarif defterim de çok sayıda irmik tatlısı mevcuttur,hem yapımı kolay hem de her an ev de
  elimizin altında ona uyacak malzeme de bulabildiğimizden olsa gerek..
     İşte şimdi yazacağım tarif de şimdi tam zamanı olan şeftali ile hazırladığım İrmik Tatlısı..
  Desenli bir kek kalıbında hazırladım ve sevdiğimiz bir meyve olan şeftaliler çok da yakıştı..
     Resimde de gördüğünüz gibi görüntüsü de muhteşem oldu..
  Sizlerinde denemesi için bu güzel görünümlü ve lezzetli tatlıyı şimdi sunuyorum sizlere..
     Hepinize kolay gelsin...

  • MALZEMELER:
  • 1 kg.süt
  • 7 yemek kaşığı irmik
  • 14 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 25 gr tereyağ
  • MEYVE SOS:
  • 2 büyük olgun şeftali (1 adedi üzerini süslemek için)
  • 12 adet şekerpare kayısı (taze)
  • 4 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 yemek kaşığı mısır nişastası
  • ŞEFTALİ SÜSLEMESİ İÇİN:
  • 1 paket jöle
  • 1 adet şeftali
  • fıstık tozu
  • YAPILIŞI:
  • İrmik tatlımıza başlamadan önce belirtmek isterim ki ben yemek kaşıklarını biraz dolu dolu kullanırım.Su bardağı ve çay bardağı ölçülerim ise klasik bardaklardır.Eğer çay bardağında ajda bardak kullanırsam da özellikle belirtirim.
  • Şimdi yapılışını yazabiliriz.
  • Bir tencereye sütü,irmiği ve toz şekeri alarak orta ateşte karıştırarak pişirmeye başlayın.
  • Koyu bir kıvam alan tatlınızı ateşten indirdikten sonra tereyağ ve vanilyayı ekleyerek hızlıca en az 5 dakika çırpın.
  • 26 cm.çapında bir kalıbı streç ile kaplayın ve tatlıyı kalıba boşaltarak buzdolabına kaldırın.
  • Tatlımız buzdolabında soğumaya başlarken sosunu yapabilirsiniz.
  • Şeftalilerden bir tanesini alın ve kabuklarını soyun.
  • Kayısılarında çekirdeklerini çıkarın ve her ikisini de rondodan geçirin.
  • Püre haline gelen meyveleri bir küçük tencereye alın ve şekeri,nişastayı ekleyerek kısık ateşte pişirmeye başlayın.
  • Hafif koyulaşmaya başlayan sosu ateşten indirin ve soğutun.
  • Bu arada buzdolabında soğuyan tatlıyı servis tabağına ters çevirerek yerleştirin.
  • Sosunu üzerine boşaltın.
  • Ayırdığınız şeftalinin de kabuklarını soyarak ince yarım ay şeklinde doğrayın.
  • Tatlının üzerine resimde görüldüğü gibi yerleştirin.
  • Meyvelerimiz kararmasın ve parlak olsun diye üzerine az bir miktar jöle hazırlıyalım.
  • Sanırım hepimizin bildiği mini jöle paketleri üzerinde yazılan tarife göre kısa sürede çabucak hazırlanıyor.
  • Aynı şekilde sizde hazırlıyarak sadece şeftalilerin üzerine bir fırça yardımıyla sürebilirsiniz.
  • Diğer süslemeler sizlere kalmış,fıstık tozu varsa kullanabilirsiniz.
  • Kısa bir süre daha buzdolabında beklettikten sonra dilimliyerek ikram edebilirsiniz.
  • Hepinize afiyet olsun.
  • Sevgiyle...

PATLICANLI PİLAV NASIL YAPILIR ?



PATLICANLI PİLAV

     Zeytinyağlı yemekleri sevenler için bugün güzel bir zeytinyağlı patlıcanlı pilav yapalım.
  Bizim sülale de çok sık yapılan ve herkesin çok sevdiği bir pilavdır.
     Her ne kadar pilav olsa da içine giren patlıcanlar bu yemeği başlı başına bir zeytinyağlı
  yemek olarak sofraya getirmemizi sağlıyor.
     Et  ve köfte yemeklerinin yanında yada az yiyenler için önden içilecek bir çorbadan sonra,
  sadece bu pilavı da sofranıza alabilirsiniz.
      Bir de patlıcanı her türlü yerim diyorsanız ve bugüne kadar yemediyseniz o zaman hemen
  denemenizi öneririm.
      Üstelik kısa sürede de sofranıza alarak afiyetle yiyebilirsiniz.
  Haydi o zaman hemen malzemelerle başlayarak nasıl yapıldığını anlatalım..
  • MALZEMELER:
  • 3 adet orta büyüklükte kemer patlıcan yada 1 büyük bostan patlıcan
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 2,5 su bardağı baldo pirinç
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 1 adet domates rendesi
  • 1,5 yemek kaşığı dolmalık fıstık
  • 1,5 yemek kaşığı kuş üzümü
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 çay kaşığı kuru nane
  • 1/2 çay kaşığı yenibahar
  • 1/2 çay kaşığı karabiber
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 3 su bardağı ılık su
  • KIZARTMAK İÇİN:
  • 1 su bardağı ayçiçek yağı
  • YAPILIŞI:
  • Patlıcanları alacalı soyarak çok küçük olmayacak şekilde küp doğrayın.
  • Bol su ve tuz ekleyerek doğradığınız patlıcanları 15 dakika bekleterek suyunu süzün ve bir kez daha yıkayarak güzelce kurulayın.
  • Bir tavaya ayçiçek yağını alarak kızdırın ve patlıcanları çok yakmadan hafif pembe renkte kızartarak bir kağıt havlu üzerine alın ve kenara bırakın.
  • Pilavı yapacağınız tencerenize kuru soğanı küçük doğrayın,zeytinyağını ve dolmalık fıstıkları ekleyerek soğan ve fıstıklar pembeleşene kadar kavurun.
  • Bu arada pirincinizi 10 dakika tuzlu suda bekletin.
  • Domatesi rendeleyin ve soğanlara ekleyin.
  • Pirincin suyunu süzün ve ekleyin.
  • Tuzunu,şekerini,diğer baharatları,kuş üzümünü ekleyerek karıştırın.
  • Şimdi sırada kızartıp yağını aldığınız patlıcanları ilave etmeye geldi..haydi onları da tencereye alın.
  • Suyunu vererek tencerenin kapağını kapatın ve kısık ateşte pilavınızı pişmeye bırakın.
  • Suyunu çeken pilavınızın kapağını bir kez açın ve tekrar kapatarak demlendirin.
  • Ilınan patlıcanlı pilavı ezmeden nazikçe şöyle bir karıştırın ve bir kayık tabağına yerleştirin.
  • Bu nefis yemeği sofranızın orta yerine yerleştirebilirsiniz.
  • İster ılık ister soğuk tabaklara servis edebilirsiniz.
  • Hepinize afiyet olsun.
  • Sevgiyle...

BİSKÜVİLİ RULO PASTA (KAKAO'LU)


BİSKÜVİLİ RULO PASTA (KAKAOLU )

     Merhabalar,
  Yaz mevsimin de hemen hepimiz soğuk yenicek gıdalara meyil ederiz ve hep aklımıza dondurma
   yada frigo benzeri yiyecekler hazırlamak ve sunmak gelir.
      Bunları hazırlarken de değişik ,bugüne kadar yapmadığımız ama bir o kadar da kolayca hazırla-
  nacak lezzetleri seçmek isteriz.
     Bisküviler bu gibi yiyeceklerde bizlere en çok yardım eden gıdalardan biridir.
  Her türlü bisküviyi hemen her pasta ve cheescakeler de yada muhallebi kıvamı sütlü yiyeceklerde
  rahatça kullanırız.Onun için de mutfağımız da genellikle elimizin altında hep bulunan bir gıdadır
  bisküviler..hiç bir şey yapamazsak çaya batırır yeriz.
     Ama bugün bir değişiklik yapalım,biraz zamanınızı ayırın yada boş bir gününüz de bu pastayı 
  hazırlıyarak dondurucuya atıverin..misafiriniz geleceği zaman sadece dondurucudan çıkararak
  dilimliyerek servis etmeniz ve keyifle yiyeceğiniz bir ikramı sunmak olacaktır.
     İnanın bisküvi olduğuna kimse inanmayacaktır.Görüntüsü kolay sunumu herşeyden önemlisi
  elinizin altında hazır olması,en önemlisi ise şahane lezzetiyle işte tarifimiz...

  • MALZEMELER:
  • 1,5 paket pötibür bisküvi (300gr)
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1 su bardağı oda sıcaklığında süt
  • 50 gr eritilmiş tereyağ yada margarin
  • İÇ MALZEMESİ:
  • 2,5 su bardağı süt
  • 1 çay bardağı irmik
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1 büyük kahve fincanı dövülmüş fındık
  • YAPILIŞI:
  • Önce iç malzemesini hazırlamaya başlayalım ki soğusun.
  • Bir tencereye sütü ,toz şekerini ve irmiği alarak orta ateşte karıştırarak pişirmeye başlayın.
  • Koyu bir kıvam aldığında ateşten indirin ve tereyağını,vanilyayı ekleyerek 5 dakika mikserle çırpın.(el blendırı)
  • Dövülmüş fındığını ekleyerek üzerini bir streç ile sarın ve soğumaya bırakın.
  • (üzeri kabuk tutmaması için streç ile kapatıyoruz.)
  • Şimdi gelelim dış kısmını hazırlamaya:
  • Bisküvileri rondodan geçirerek un haline getirin.
  • Sütü,tereyağını yada margarini,kakaoyu ekleyerek güzelce yoğurun.
  • Mutfak tezgahınıza streç yayın ve aynı boyutlarda bir streçi de kenara hazırlayın.
  • Strecin üzerine bisküvi karışımını alarak üzerini diğer streç ile kapatarak merdane yardımı ile dikdörtgen bir şekle getirin.(kenar çatlak kısımları bıçakla düzeltin.)
  • Üstteki streci kaldırın ve soğuttuğunuz iç kremasını üzerine mala ile düzelterek yayın.
  • Krema her yerde eşit kalınlıkta olsun.
  • Strecin yardımı ile sıkıca rulo kıvırmaya başlayın.
  • Ve aynı streç ile pastanızı sarın.
  • Şimdi dondurucuya bırakabilirsiniz.
  • Hemen servis etmek istiyorsanız 1 saat bekletin ki biraz frigo kıvamında olsun.
  • Eğer daha sonra servis edecekseniz ,servis etmeden 20 dakika önce buzdolabının alt katına indirebilirsiniz.
  • Hepinize şimdiden afiyet olsun.
  • Sevgiyle..



                       İçine hazırladığımız irmikli karışım kaymak görüntüsü ve lezzeti vermektedir.


DONDURMA NEDİR ? TARİHİ HANGİ YÜZYILA DAYANIR ?NASIL HAZIRLANIR ?EV'DE DONDURMA NASIL YAPARIZ ?


















VİŞNELİ DONDURMA

     Merhabalar,
Bugün sizlere üç malzeme ile ev de nasıl dondurma yapılır onu yazmaya çalışacağım.
Havaların çok sıcak olması nedeniyle çoluk çocuk soğuk yiyeceklere yöneldiğimizden
dondurma sanırım bu yiyeceklerin başını çekiyor.
Hele çocukları bu lezzetten uzak tutmak mümkün değil..
Bu nedenle ev de dondurma yapalım..en iyisi de meyveli dondurmalar sanırım..
Dondurmamızı hazırlamadan önce hiç düşündünüz mü dondurmanın tarihini ?
O zaman zaman tüneline girelim ve dondurmanın tarihçesini kısaca sizlere anlatayım.
      DONDURMA'nın tarihi ,M.Ö 4.yüzyıla dayanıyor.
Şaşırdınız değil mi ? Büyük küçük herkesin çok sevdiği bu lezzetin öyküsü ise şöyle;
Boğazına düşkünlüğü ile bilinen Roma İmparatoru Neron,gladyatör dövüşlerini seyrederken,
devamlı bir şeyler atıştırırmış ve bu yiyecekleri en güzel hazırlıyanları ödüllendirirmiş.
Çeşni başlarından biri,bir gün dağlardan topladığı karları bir kaseye doldurmuş ,bal ve çeşitli
meyvelerle süsleyerek İmparatora sunmuş.
       O güne kadar hiç tatmadığı bu yiyeceği çok beğenen Neron,ertesi gün bütün kölelerini dağların
zirvelerindeki yamaçlardan kar toplamaya göndererek,bu lezzetin yapılmasını istemiş.
Ve işte tarihte ilk dondurma böylelikle ortaya çıkmıştır.
         Dondurmanın dünyaya yayılması ise,13.yüzyıl'da MARCO POLO Çinlilerin,buz ve süt karışımını alıp,Avrupa'ya götürmesi ve zaman içerisinde buzlu tariflerin ortaya çıkarak,Fransız ve İtalyan restoranların da ünlenmesidir.
         1676'da Paris'de 250'ye yakın dondurmacı olduğu bilinmektedir.
         1851'de JAKOB FUSSEL,A.B.D.de dondurma yapıp satmaya başlamıştır.
          İtalyan'lara özel '' SEMİ-FREDDO adında, içine kremalı bisküvi katılarak yapılan bir dondurma hazırlanmıştır.Bu gün hali hazırda yapılmaktadır.
         1900'den sonra soğutucu makinalarının gelişmesiyle,dondurma daha da yaygınlaşmıştır.
         Külah ise,1904'de MİSSOURİ LOUİS'de düzenlenen Dünya Fuarında ortaya çıkmıştır.
         Osmanlı Dönemine gelince,Saraylar da  KARSAMBAÇ adı verilen bir yiyecek türü bulunmaktadır.
         Bu yiyeceği,dağların güneş görmeyen yamaçlarına açılan kuyulara kış mevsiminde kar doldurularak,yazın sıcağında bu kar'lara süt ve meyve suları katılarak soğutulması ve yenmesi ile adı henüz bilinmeyen o zamanlar KARSAMBAÇ dedikleri yiyecekler yapılırmış.
         Daha sonraları bu kar'lara bal ve pekmez de katılmaya başlanmış.
         Osmanlı Saraylarına ve konaklara yabani orkide (SAHLEP) satan Maraş'lı Osman Ağa,bu içeceği saklamak amacıyla artan içeceği kar'a gömmüş.Ertesi gün baktığında,sahlebin kıvamında ki değişiklik dikkatini çekmiş.Süt,şeker ve sahlep karışımının yoğunluk kazandığını ve sakız gibi uzadığını görmüş ve bu şekilde herkese tattırmış,çok beğeni kazanmış.
         SAHLEP'Lİ KARSAMBAÇ olarak başlayan bu lezzet üç kuşak sonra Maraş Dondurması olarak tanınmaya başlamış.
         Günümüz de modern teknoloji ile her türlü çeşidi yapılan dondurma dünya da olduğu kadar ülkemizde de çok fazla tüketilen hatta önceleri sadece yaz aylarında satışa sunulsa da bugün artık kış aylarında da tüketilen bir yiyecek olarak bilinmektedir.
         İşte sizlere dondurmanın masal gibi öyküsü;şimdi gelelim bizim tarifimize..
Ben sizlere uzun  ve meşakkatli dondurma yapımı değil de hemen ev de yapılıverilen bir tarif yazacağım.hem keyif alacaksınız hem de çocuklarınızı sevindireceksiniz.
Haydi buyrun tarifimize;
  • MALZEMELER:
  • 600 gr vişne
  • 1 çay bardağı toz şeker (normal boy çay bardağı)
  • 1 yemek kaşığı limon suyu
  • Malzemelerimiz bu kadar..bıraz sabır şimdi de...
  • YAPILIŞI VE PÜF NOKTALARI:
  • Vişnelerinizi ayıklayın ve bir tepsi içerisinde dondurucuda biraz bekletin.Yani biraz donsun.
  • ,Suyunun çıkmasını pek istemiyoruz.
  • Vişneleri rondoya alarak ezmeye başlayın ve şekeri ile limon suyunu da ekleyerek iyice püre kıvamına getirin.Bu arada şeker de erimiş olsun.
  • Şeker oranına gelince ;ben meyvenin tadını daha yoğun almak için şekeri az tutttum.
  • Siz isterseniz biraz daha fazlalaştırın.Ama inanın böylesi daha güzel..
  • Şimdi pürenizi kapaklı bir kaseye alın ve kapağını kapatarak dondurucuya bırakın.
  • Bundan sonra yapacağınız 1/2 saat aralarla kaseyi dondurucudan çıkararak karıştırmak.
  • İlk çıkardığınız da kasenizin kenarlarının buz tuttuğunu göreceksiniz hemen hepsini bir kaşıkla karıştırın.
  • Bı işlemi en az 4 kez yapın ve sonunda artık buz olmaktan çıkarak dondurma kıvamına geldiğini göreceksiniz.
  • Püf noktası seçtiğiniz meyvenin ıslak olmaması ,mümkünse dondurulmuş olması..
  • Kavun seçiyorsanız ki tavsiye ederim mutlaka biraz soğutun.Kavun biraz sorbe kıvamında olsa da Mey Buz olarakta yapılabiliyor.
  • Daha sonra onu ölçü ve tarifini de vereceğim.
  • Şimdilik VİŞNELİ DONDURMAMIZ bu kadar...
  • Hepinize afiyet olsun.
  • Sevgiyle...


AÇMA NASIL YAPILIR ?



AÇMA

    Çocukluğunuz da yediğiniz AÇMA'ları mı özlediniz ?
       Bugün sizlere işte o özlediğiniz AÇMA'nın tarifini yazacağım.
     Her ne kadar bu güne kadar internet sitelerinde birbirinden farklı tarifler olsa da,sanırım
     bir çoğu o eski lezzeti sizlere verememiş olacaktır.
     Çünkü benimde gördüğüm ve okuduğum kadarıyla tarifler o eski lezzeti vermemekte..
         Çocukluğumuz da simitçilerin o camekanlı tezgahların da simitlerin yanında satılan,
     bazı ünlü pastanelerin sabahları sıcacık satışa sunan,nefis kokusu ,tel tel ayrılan hamuru
     ile müptelası olduğumuz AÇMA ,resimde gördüğünüz üzere karşınız da..
         Sizlerin yapacağı yazdıklarımı harfiyen uygulamak ve fırınlamak...
      Pişirdiğiniz de bana hak vereceksiniz eminim..ve sık sık fırınlarınız da bu lezzet pişecek..
         Resimlerle de anlatımı destekleyeceğim.
       Hazırlamaya başlayabiliriz,şimdiden hepinize kolaylıklar diliyorum..

  • MALZEMELER:
  • 25 adet Açma içindir.
  • 1 paket kuru maya
  • 2 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 kahve fincanı (orta büyüklükte) ılık su
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 2 adet yumurta (1'nin sarısı üzeri için ayrılacak)
  • 1/2 su bardağı ılık su
  • 6,5 - 7 su bardağı kadar buğday unu
  • 1/2 çay kaşığı mahlep (una karıştırın.)
  • az tuz
  • ARASINA:
  • Oda sıcaklığında tereyağ (takribi 1,5-2 yemek kaşığı tereyağ)
  • ÜZERİNE:
  • Yumurta sarısı
  • 1/2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Bıçak ucu ile kakao
  • Çörek otu
  • YAPILIŞI:
  • Öncelikle hamuru yoğuracağınız kasenize mayayı,toz şekeri ve 1 kahve fincanı ılık suyu alarak karıştırın ve mayanın çözülerek kabarmasını sağlayın.1o dakika yeterlidir.
  • Daha sonra sütü,sıvıyağı,yumurtaları,ılık suyu ve tuzunu ekleyerek karıştırın.
  • Ununuzu eleyin ve sıvı karışıma yavaş yavaş eklemeye başlayın.
  • 6,5 su bardağı un koyduktan sonra (hafif elinize yapışabilir)ölçülü ekleyin.
  • Hamurun maya ile hava alması için bir müddet yoğurmanız da fayda vardır.
  • Hamur kasenizin üzerini bir örtü ile kapatın ve 1 saat mayalandırın.
  • Havalar sıcakken mayalama işleri çok daha rahat olmaktadır.


Resimde görüldüğü gibi hamurunuz mayalanacaktır.
Hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar alarak yuvarlayın ve unladığınız bir tepsiye dizin.


    Hazırladığınız hamur bezeleri bu esnada da mayalanacaktır.
    İlk yuvarladığınız bezeden başlayarak tereyağını ortaya yerleştirmeye başlayabiliriz.



                       Hamur bezemizi aldık,çay tabağı büyüklüğünde elinizle açtınız ve orta kısmına
       tereyağ sürerek tekrar yuvarlayın ve tekrar tepsiye bırakın.


     Yine ilk hazırladığınızdan başlayarak önünüze alın ve elinizle yuvarlak açabildiğiniz kadar ince
     (takribi tatlı tabağı büyüklüğünde) açın.Yağlı hamur olduğu için çok rahat ve ince açılacaktır.
      Açtığınız hamuru aşağıdan başlayarak ince bir şekilde rulo kıvırın.
      Resimde görüldüğü gibi...
      Daha sonra da halka haline getirin.
      Gördüğünüz gibi her yuvarlama ve yağlama esnasında hamur tekrar tekrar mayalanacaktır.
      Tel tel ayrılan açmamızın sırrı da burada...
       

     Açma'ları yağlı kağıt serili fırın tepsisine yerleştirin.Ve 1/2 saat bekleterek tekrar mayalandırın.
     Bu arada fırınınızı ısıtmaya başlayabilirsiniz.
     Bir küçük kaseye yumurta sarısını,sıvıyağ ve kakaoyu alarak karıştırın.
     Tekrar mayalanan açmaların üzerine yumurta sarısı karışımını sürün ve çörek otu serperek,
      175 derece de ısıtılmış fırında 20 dakika pişirin.
      Isıtılmış fırın olmasına dikkat edin.Fırın ayarları değişik olabileceğinden üzeri kızarana kadar 
      ama kurutmadan pişirin.
      Fırından çıkardığınız açmaların üzerine avucunuza alacağınız soğuk suyu serpin ve bir mutfak 
      örtüsü ile kapatın.
      Ilık hale gelen açmanızı servis tabağına alarak ikram edebilirsiniz.


   AÇMA'larımız fırından çıktı....




                    Özlediğiniz lezzet AÇMA'lar ikrama hazır..
         Çay yada ayran eşliğinde ikram ederek sevdiklerinizle bu nefis lezzeti paylaşabilirsiniz.
                           Hepinize Afiyet Olsun.
                           Sevgiyle....