GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE YEMEK KÜLTÜRÜ VE ANADOLU MUTFAĞI-ARABAŞI ÇORBASI NASIL YAPILIR?

ARABAŞI ÇORBASI-a.
Merhabalar sevgili dostlar, İnsanoğlu geçmişten günümüze beslenme ihtiyacını çeşitli şekillerde karşılamıştır.Neolitik döneme geçinceye kadar ki süreçte,doğadan topladıkları ve avladıkları bitki ve hayvanları yiyerek beslenmişler,Anadolu da yerleşik düzene geçişleriyle de (M.Ö 9 bin yıl önce) M.S 10.yüzyıla kadar olan süreçte Anadolu da bir çok yerleşim yerlerinde kurulan devletlerin beslenmelerinin ana ürünleri tahıl,tahıl ürünleri,koyun,keçi,sığır ve kümes hayvanlarıdır. Anadolu Selçukluları ve Beylikler döneminde,Orta Asyadan getirilen mutfak kültürü,Anadolu da yerleşik insanların kültürleriyle bütünleşmiştir. Osmanlı dönemine gelindiğinde,İmparatorluğun kuruluşundan (1299) ,Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna (1923) kadar ki süreçte,İmparatorluğun gelişimine paralel olarak ,mutfak kültürü de gelişmiştir. Saray mutfağında çalışan aşçıların,ziyafetleri daha gösterişli hale getirmek amacıyla birbirleriyle yarışarak hazırladıkları yemekler,Osmanlı mutfak kültürünün zenginleşmesine katkı sağlamıştır. Cumhuriyet Dönemi ve günümüze bakıldığında,önceleri Anadolu Mutfak kültürü ile bilgilerin çoğunlukla İstanbul mutfağına ait olduğunu görmekteyiz,Ekonomik ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak iletişimin artmasıyla yörelere ait yemeklerde bilinir hale gelmiştir. Anadolu mutfağı,kalsik Türk Mutfağının yemekleriyle birlikte,Anadolunun yöresel,coğrafi, ve sosyal özelliklerini bünyesinde barındıran günümüzde de hala özgünlüğü ile yaşamakta olan mutfaklardır. Pek çok medeniyete beşiklik etmiş Anadolunun zengin ve geniş bir coğrafyaya sahip olması,büyük küçük çok sayıda devletin de bu topraklarda yaşaması,mutfak ve yemek yeme alışkanlıklarını,yiyecek ve içecek kaynaklarına göre ,Anadolu toplumlarına katarak birbirlerinin kültürlerini yansıtırlar. 7 Bölge 7 yemek diye baktığımızda karşımıza çıkan yemekler,gelişmiş mutfak kültürüne sahip bir Ülke olarak bu sayıyla sınırlandırmak yetersizdir. 81 il,81 farklı lezzetin dışında,hala unutulmaya yüz tutmuş,bu illerin her bir köyünden farklı tatlar,farklı lezzetler çıkarabiliriz. İstanbul Mutfağına dönecek olursak,semtleriyle bütünleşen birçok yemek tarifi karşımıza çıkmaktadır. Osmanlı,İstanbul da ,İmparatorluğun neredeyse her yerinden gelen insanların yaşadığı bir şehir olmasından mutevellit,coğrafyada ki çeşitli kültürlerin birikimiyle şekillenerek Osmanlı Mutfağının ana damarını oluşturmuştur. İstanbul da görülen Türk MUtfak Kültürü,İç Asyadan Anadoluya değişen ve gelişen Türk MUtfak kültürünün uzantısıdır. İstanbul mutfağı XV.ve XX.yüzyıllar arasında hem kendi içnde hemde dış unsurlardan etkilenerek değişmiştir. Mutfağın biçimlenmesinde ki önemli unsur da İmparatorluk elitinin bu şehirde yaşamasıdır. Geçmişten günümüze Anadolu Mutfak Kültürü ve yemekleri dipsiz bir kuyu gibidir.Bölgeleri ve tatlarını birbirinden ayırmak mümkün değildir., Ben bu bilgiler ışığında sizler için kısaca değinmek istedim. Bugün ise bu 7 Bölge içinde İç Anadolu Bölgesine ait,özellikle de soğuk kış akşamlarında tercih edilen bir yemeği hazırlamak istiyorum. Tarihi Selçuklulara dayanan ve İç Anadolu da yaygınlaşmış ''ARABAŞI ÇORBASI'' MALZEMELER< HAMURU İÇİN: 6 yemek kaş Un 1 tat kaş tuz 6 su bar Su HAZIRLANMASI: Unu genişçe bir tencereye alın azar azar suyunu ekleyerek pürüzsüz bir kıvam alana kadar karıştırın. Orta ateşe alın ve tuzunu ekleyerek devamlı karıştırarak muhallebi kıvamı alana kadar pişirin. 30x30 bir fırın tepsisini sudan geçirin ve hamur karışımını 2 parmak kalınlığında olacak şekilde tepsiye yayın. Oda sıcaklığında soğumaya bırakın. ÇORBASI İÇİN: 1 kg bütün Tavuk Tavuğun üzerini geçecek kadar su ve az tuz ilavesiyle haşlayın ve didkleyin. ÇORBA MALZEMELERİ: 1 yem kaş domates salçası 4 yem kaş un 5 yem kaş zeytinyağ 1 ad limonun suyu 10 su bar tavuk suyu + kıvamına göre su ilavesi HAZIRLANMASI: Unu zeytinyağ ile hafifçe kavurun . Salçası ekleyin. Tavuk suyunu azar azar ekleyerek pürüzsüz kıvama getirin. Limon suyunu ilave edin. Kaynamaya başlayınca didiklediğiniz tavukları ekleyin. Tuzunu kontrol ederek ekleyin. 15 dakika pişmeye bırakın. ÜZERİNE: 1 yem kaş Tereyağ 1 tat kaş kırmızı biber (biraz ekşili ve acılı olması gerekir) İKRAM: Tepsiye döktüğünüz hamuru baklava dilimi şeklinde keserek hazırlayın. Çorbaları kaselere paylaştırın. Kaşığa önce bir parça hamur alın ve çorbaya batırın. Daha sonra hamuru çiğnemeden yutarak yemeye başlayın. Sıcak çorba ile hamurun bütünleşmesi ''ARABAŞI''çorbasının özelliğidir. Afiyet şifa olması dileğiyle.. Sevgiyle..🧡🧡🧡

EKMEĞİN ÖYKÜSÜ NEDİR?MOR EKMEK NASIL HAZIRLANIR VE PİŞİRİLİR?MOR EKMEĞİN FAYDALARI NELERDİR?

Merhabalar sevgili dostlar, Geçmişten günümüze,farklı kültürlere ve damak lezzetlerine göre çeşitlendirilen ekmeğin öyküsü,buğday tarlalarında başladığı düşünülse de ,aslında insanoğlunun ateşi buluşundan bu yana varlığını sürdürdüğünü söyleyebiliriz. İlk olarak tahıllarla suyu karıştırarak bir besin yapan insanlar,bu karışımı ateşte ısıtılmış taşların üzerinde pişirmişlerdir.Ve katı hamur haline gelen bu karışımın,pişince de ne kadar lezzetli olduğunu fark etmeleri,bugünkü ekmeklerde her ne kadar farklı olsa da .bu yeni tat ,çağ'ı bir adım öne taşıyarak önemli besinlerden birisini keşfetmelerini sağlamıştır. Aradan geçen yıllar içerisinde,yerleşik bir hayat süren Mısırlı'lar,tarlaya ektikleri buğday ların tanelerinin taşların arasında ezerek un haline getirmiş ve su katarak hamur elde ederek şekillendirmiş,o dönemlerde ocak görevi gören oyulmuş taşların üzerinde pişirmişlerdir. Bundan asırlar önce yapılan bu yiyecek ,günümüz ekmekleri ile pek çok yönden benzerlikler taşımaktadır. Coğrafi konum olarak önemli bir yerde bulunan Mısır,ekmek kültürünü Batı Avrupa ülkeleriyle buluşturmuştur. Türk tarihinde ekmeğe baktığımızda,Türklerin göçebe hayat sürerken,bugün ki lavaş'a ve yufkaya benzeyen mayasız ekmekleri hazırladığı,dürüm haline getirerek tükettikleri görülür. Yerleşik düzene geçildikten sonra,Selçuk'lu mutfağında,''Tandır ekmeği''pişirilmekte ve en sevilen lezzetlerden birisi olmuştur. Osmanlı Dönemine geçildiğinde ise,saray aşçılarının yeni tariflerle,ekmekler,çeşitli hale getirilmiştir.Osmanlı döneminin sonlarına doğru,yeni malzemelerin ve tekniklerin ortaya çıkmasıyla da tüketicilere ekmek seçeneklerinin çeşitli hale gelmesi sağlanmıştır. Buğday tanelerinden başlayan ekmeğin öyküsü,profesyonel ellerin tecrübesiyle,her dilden,her dinden,mezhepten ve ırktan insanla,ekmeğe dönüşerek günümüzde teknolojinin gelişmesiyle sofralarda vazgeçilmez lezzetler haline gelmiştir. Türk toplumu olarak hepimizin sofralarının baş konuğudur ''EKMEK'' Dünden bugüne öyküsüyle,emeği geçenlere sevgi ve saygıyla.. Bu haftanın konuğu madem ekmek.tarifimizde ''MOR EKMEK''olsun. Bağışıklık sistemini güçlendirerek vücut direncini artıran ve antioksidan sayesinde organların sağlığını koruyan Mor ekemek,şekerin hızlı bir şekilde kana karışmasını önleyerek kan şekerini düzenlemede yardımcıdır. Kanser'le savaşan ,antioksidanlar içeren ''MOR EKMEK''i,gelin bu hafta birlikte hazırlıyalım ve pişirelim. MOR EKMEK MALZEMELER: 125 ml ılık süt 1 yem kaş toz şeker 1/2 yem kaş tuz 1 pak yaş maya 2 yem kaş zeytinyağ 2 su bar siyah havuç ve kırmızı lahana püresi 1 su bardağı da bunların suyu(siyah havuç,kırmızı lahana) 500gr + 2 su bar (200gr) Buğday Unu (ekmeklik un) HAZIRLANMASI: Öncelikle siyah havuç ve kırmızı lahanaları doğrayın ve haşladıktan sonra suyunu kenara ayırın,taneleri rondodan geçirerek pürüzsüz olacak şekilde püre haline getirin. Süt ,şeker ve mayayı kaseye alın ve karıştırın ve 10 dakika mayanın aktif hale gelmesi için bekletin. Aktif hale gelen mayaya,500 gr un ve tuzu ilave ederek karıştırın. Mor püreyi suyunu ve zeytinyağını ekleyin.Karıştırın. Kalan 2 su bar Un'u da ekleyerek mikserle 5 dakika karıştırarak hamurun pürüzsüz olmasını sağlayın. Biraz ele yapışan bir hamur olmalıdır. Yoğrulan hamuru ,zeytinyağ ile yağladığınız kasenin içine alın. Üzerini kapatarak mayalanmaya bırakın. 1 saat beklettikten sonra ,bohça gibi katlama işlemi yaparak tekrar 1 saat mayalanmaya bırakın. İkinci 1 saatin sonunda hamuru iki eşit parçaya yada bir büyük bir küçük çembere yerleştirecek ölçüde ayırın ve yuvarlak toparlayın. Fırın tepsinizi yağlı kağıt ile kaplayın. Ekmek çemberlerini yerleştirin. Çemberlerin içine toparladığınız hamurları alın Ekmek hamurlarının üzerine elekle un serpin. 200 derece de ısıtılmış fırının en alt katına içi su dolu bir kase yerleştirin ve ekmekleri fırına verin. Tahmini 20 dakika da (her fırınfarklılık gösterebilir,kontrol) ekmekleriniz harika pişecektir. Fırından çıkarın ve oda ısısında soğumaya bırakın. Hem rengi hem dokusu ve lezzetiyle nefis ekmeğiniz sofranızda.. Afiyet olsun. Sevgiyle...🧡🧡🧡

BÖREĞİN YOLCULUĞU-KATMER RULO BÖREK NASIL YAPILIR?ÖLÇÜLERİ NELERDİR?

Merhabalar sevgili dostlar, Hemen hepimizin severek tükettiği ''BÖREKLER'',nereden ,nasıl gelmiş ,günümüze yolculuğu nasıl olmuştur kısaca bakalım mı? Böreklerin tarihlerine bakıldığında yeterince bilgi olmamakla birlikte,12.yüzyılın ortalarında ,Antik Romalıların bal ve peynirle doldurulmuş iki katlı yassı kekleri tükettikleri,sonraki araştırmalarda ise,7.yüzyıldan önce Orta Asya'lı göçebe Türkler tarafından icat edilmiş olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu görmekteyiz. Çobanların zorlu yaşamını yansıtan ''Börek'',açık ateşin yada kızgın taşların üzerine yerleştirilen saç üzerinde,bozkırlarda bulunan gıda ürünlerinin birleşimiyle,koyunların sütü ve peyniriyle bütünleşen ve fırınları olmadığı içinde ,pazarlarda gördükleri fırında pişirilmiş ekmeğin kabarık dokusunu taklit ederek pişirdikleri bir yiyecektir.Börek adını da bu teknikten almış olma ihtimali yüksektir.Farsça da yufkayla yapılan yemeklere ''BURAK''sözcüğü,Türkçe de ''BÜKMEK''anlamına gelen ''BUR-''kökünden gelir ve yufkaların katmanlı bir görünüm oluşturulması içinde kat kat yerleştirilmesine işaret etmektedir. 7.yüzyılda Türklerin ,en sevdikleri hamur işini de yanlarına alarak göçlere başladıklarında,önce Orta Asyanın batısına ,sonraki yıllarda,geniş bir coğrafyaya yayılmış, bozkırlardan çıkan ''BÖREK'',girdiği coğrafyaların damak tadına uyacak ve bu coğrafyalara özgü ürünleri yansıtacak biçimde hazırlanacaktır. Osmanlı da ,yeni toprakların kazanılması ve İmparatorluğun genişlemesi,BÖREK'in Osmanlı geleneklerine de yayılmasını sağladı ve İstanbulda da büyük rağbet görmeye başlamıştır. 16.Yüzyılda börekçilerin sayısı ekmek fırınlarının dört katı artmış,sokaklarda tepsiler içinde börek satışları yapılmaktaydı. Börek,Sultanların ve Sadrazamların sofralarında olmakla birlikte,yoksul evlerinde de sıkça rastlanan bir yemek olmuştur. Böreğin yayılmaya başladığı bu dönemlerde ,başka Ülkelerde de yavaş yavaş kök salmaya başlayan Börek,Yunanistan,Balkanlar ve Kırım'da,kendi yerel mutfaklarında şekillenerek isimler aldılar. Bosna,böreğe spiral şekil vererek,et,çökelek ve patatesle doldurarak,Girit,kabak ve beyaz peynirle ,Tatarlar ,kuzu eti,soğan ve baharat ile(çi börek) adı altında hazırladılar. Osmanlının genişlemesiyle de Böreğin yolculuğu,gittiği Ülkenin farklı versiyonlarıyla birçok insana ulaşmış ve sevilmiştir. Böylelikle Türkiyenin de her bölgesi kendi kültürel kimliği ve o bölgenin coğrafyasına uyan gıdalarıyla,damak tatlarına uygun kendilerine has börek çeşitlerini hazırladılar ve günümüzde de korumaya devam etmektedirler. Siyasi ve teknoloik değişimlerde ,börek çeşitlerinin Dünya'ya yayılmasını sağlamıştır. İnsanlar göç etmeye devam ettikçe,Börek'te değişmeye devam edecektir. Yüzyıllar öncesi göçebe toplumlardan,günümüze,sofralarımıza uzanan lezzet '''BÖREK''bugün de ,kahvaltı sofralarından ,yemek sofralarına kadar güncelliğini korumakta,damak zevkimize göre de masalar da yerini almaktadır. Günümüz şartlarında çoğunluk hazır yufkalar tercih etselerde,bir çok ev hanımı el açması börekleri hazırlamakta ve sevdikleriyle paylaşmaktadır. Bugün sizler için her ne kadar el açması bir börek olsa da,çok kolaylıkla hazırlayabileceğiniz ve çok lezzetli bir börek tarifi yazıyorum. Arnavutların hazırladığı ''PIRPEÇ''diye bilinen bir börektir. MALZEMELER: HAMUR İÇİN: 500ml Süt 1 su bar Yoğurt 1 pak kabartma tozu 1 tat kaş Tuz 1 kg Böreklik un HAZIRLANMASI: Süt ve yoğurdu karıştırın. Unun bir kısmını ekledikten sonra üzerine tuz ve kabartma tozunu ilave edin karıştırın. kalan unu ekleyerek ele yapışmayan pürüzsüz bir hamur elde edin. hamurun üzerini bir mutfak havlusu ile kapatın ve 1/2 saat dinlendirin. İÇİNE : Beyaz peynir Maydanoz HAMURA SÜRMEK İÇİN: 150 gr eritilmiş Tereyağ 125 ml Zeytinyağ karışımı ÜZERİNE: 1 ad yumurta 1 yem kaş süt Arzuya göre Susam HAZIRLAMASI.: Dinlenen hamuru 8 beze olarak yuvarlayın. 8 beze olan hamurumuz 4 börek olarak hazırlanacaktır. Hamur bezeleri dikdörtgen olacak şekilde açın ve yağ karışımı sürerek bohça gibi katlayın. Bu şekilde diğer hamur bezelerini de hazırlayın ve açılan hamurun ortasına bohça yaptuğınız hamuru yerleştirerek tekrar birlikte bohça yapın. 8 hamur bezeniz 4 tane börek olacak şekilde hazırlanacaktır. 4 ad bohça şeklinde hazırladığınız hamurların üzerini kapatın ve 1/2 saat bekletin. Yarım saatin sonunda hamurlarınız kabaracaktır. Bir tanesini alın ve merdaneyle dikdörtgen şeklinde açın. Orta kısmına bolca peynir/maydanoz karışımı yerleştirin. Sağdan ve soldan hamuru kapatarak uzun rulo haline getirin. Bütün hamurları aynı şekilde hazırlayın ve fırın tepsisine yerleştirin. Böreklerin üzerine yumurta sarısı ve süt karışımı sürün. Bir bıçakla çizikler atın ve susam serpin. 175 derece de ısıtılmış fırında iyice kızarana kadar (takribi 35 dak)pişirin. Fırından çıkarın ve biraz ılık hale gelince dilimler halinde keserek ikram edebilirsiniz. Afiyet olsun. Sevgiyle..🧡🧡🧡

NEŞEM ÇELİK'LE YENİ YIL SOFRALARI-2025-2026 -YENİ ÇAĞRI GAZETESİ

TARİHTEN GÜNÜMÜZE MEZELER NEDİR?NASIL HAZIRLANIR?GİRİT MEZESİ (TYROKAFTERİ)TARİFİ NEDİR?

Merhabalar sevgili dostlar, 2026 senesinin ilk haftasından sevgi,sağlık ve bereketli sofralarda tekrar sizlerle birlikteyim. Tarihten günümüze ''MEZELER''dedik ve kısaca bir göz atalım. Sofralarda kendine has küçük tabaklarda ,lezzetli başlangıçlar şeklinde tanımlanmış,aman soğumasın diye telaşla yediğimiz yemeklerin aksine,sakince ,ilgiyle,lezzetine vara vara yediğimiz,bir adabı bir usülü olan,karmakarışık tariflerin aksine,sade ve kolayca ,ama lezzetlice tam tatametiyla hazırlanan,yemek öncesi alltlık,masaların mide yumuşatıcı başlangıçlarıdır ''MEZELER''. Mezeler,ilk kimlerin elinden çıktı diye bakacak olursakta ve soğuk mezelerin zeytinyağı ile yapıldığı göz önüne alındığında,bu da bizlere zeytinyağını ilk bulan GİRİTLİLER olduğuna göre,mezelerin ilk Giritliler tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Zeytinyağı kültürünün Akdenizde ki diğer medeniyetlere işlenmesinde Giritliler önemli bir rol oynamıştır. Zeytinyağının bulunuşu ile yemek aromaları daha lezzetli ve zeytinyağının koruma özelliği nedeniyle daha dayanıklı yemeklerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Osmanlı Saray Mutfağına bakarsak,mezelerin çoğunlukla içki sofralarında daha sık görülmesi ve İslam dininde içkinin haram sayılması göz önünde bulundurulduğundan,meze,bir yemek kültürü olarak Saray Mutfağında fazla gelişmemekle birlikte,İstanbul ve çevresinde yaşayan gayrimüslimler tarafından,meze bir kültür olarak gelişmiş ve İstanbul'un her iki yakasının belirli semtlerinde açtıkları meyhaneler ve şarküteriler,meze kültürünün yaygınlaşmasına ve bol çeşitiyle halka tanıtmasına katkıda bulunmuştur. Farsça da ''lezzet''anlamına gelen mezeler,farklı kültürlerde , nerede ve ne amaçla tüketiliyor olursa olsun,meze adabı,tüm dünyada bilinir ve birdir. Sofralarda uzun süre kalması gerekir ve bu göz önüne alarak hazırlanır. Küçük tabaklarda sunulmaktadır. Hafif olmalıdır,mideyi yormayan sonrasında yenecek yemeğe hazırlamalıdır. Antik Yunan ve Roma döneminden günümüze kadar uzanan ve sofraların iştah açıcıları olarak bilinen bu küçük tabak lezzetleri,özel günlerin,davetlerin ve misafir sofralarının vazgeçimezi olarak masalarımızı süslemeye devam etmektedir. Bu lezzetli küçük tabak lezzetlerinden biri olan ''TYROKAFTERİ''bugün konuğumuz... Az malzemesi ve pratik yapımı ile beğeneceğinizi umuyorum. Afiyet olsun. Sevgiyle..🧡🧡🧡 MALZEMELER: 3 ad Kapya Biber 3 diş Sarımsak 1/2 çay bar Zeytinyağ 1 tutam tuz 3 yem kaş Üzüm sirkesi 200 gr Beyaz Peynir Karabiber,Pul biber,kekik ÜZERİNİ SÜSLEMEK İÇİN: Maydanoz ve zeytinyağ HAZIRLANMASI: Kapya biberlerin çekirdek kısımlarını çıkarın ve halka halinde doğrayın. Biberleri tavaya alın ve zeytinyağ ilavesiyle kavurmaya başlayın. Sarımsakları doğrayın ve biberlere ekleyerek kavurmaya devam edin. Biberler yumuşamaya başlayınca sirkesini ekleyin karıştırın. Tamamen yumuşayan biberleri ocaktan indirin ve robota alın. Eğer beyaz peyniriniz tuzluysa tuz eklemeyin. Robota aldığınız biberlerin üzerine beyaz peyniri,karabiber,pulbiber ve kekik ekleyerek karıştırın. Püre kıvamına gelen mezeyi servis tabağına alın. İnce doğradığınız maydanoz yaprakları ve zeytinyağ gezdirerek tamamlayın. Biraz dişe dokunur acısıyla,lezzetli bir mezedir. Afiyet olsun.

2026'NIN UMUTLA,BOLLUK VE ŞANS GETİRMESİ DİLEĞİYLE-NEŞEM ÇELİK'LE YILBAŞI SOFRALARI-YENİ ÇAĞRI GAZETESİ

Yılbaşı Sofraları.jpg Merhabalar sevgili dostlar, Miladi takvimin Ocak ayının ilk günü olarak belirlenen ,yeni başlangıçlar,yeni umutlar anlamını taşıyan YENİ YIL... Farklı inançlarda ,farklı medeniyetlerde,farklı şekillerde ele alınan Yılbaşı'nın Dünya da ortak noktaları Yeni Yıl'ın pozitif bir anlam içerdiğidir. Birçok kültürde ,insanlar arasında bir geçiş dönemini simgeler ve yeni başlangıçları müjdeleyen kutlamadır. Yılbaşı kutlamaları,günümüze gelene kadar tarihi ve kültürel etki altında harmanlanarak,yeni başlangıçların,umudun,şansın ve bereketin dileğiyle ve sevdiklerimizle bir araya gelerek keyifli bir akşam yemeğiyle kutlama amacını taşımaktadır. Türkler ne zamandan beri Yılbaşı Kutlaması yapıyor ?diye bakarsak,Türk toplulukları,Nevruz bayramı adıyla,tarihi Türk Takvimi yılbaşısını 994'den bu yana birlikte,aynı günde kutlamakta ve törenler yapmaktadır. Osmanlıdan bu yana kutlanan Yılbaşı,1936 yılında bir kanun tasarısı ile ilk resmi tatil olarak kabul edilmiştir. Kısaca Yeni Yıl,tarihten günümüze farklı kültürler ve etkinlikler olarak kutlansa da ,Dünya da insanların tek dileği,yeni yılın tüm insanlığa umut ve dileklerimizi sevgiyle sunduğumuz ,dostlarla paylaştığımız bir gecedir. Bu gecede pozitif düşünelim,sevgiyle yaklaşalım,güzelliklerin sağlıkla gelmesini dileyelim.Tüm insanlık adına,barış,sevgi ve huzur dolu bir Dünya da yaşamak dileğiyle... Ve gelelim,bu geceyi ev ortamında,ailece yada dostlarla kutlamak isteyenler için neler yapabiliriz konusuna... Yeni yıla sayılı günler kala,yılbaşı için program yaptıysanız mutlaka kişi sayısını da ayarlamış ve bir menü oluşturarak,alışveriş listenizi de hazırlamışsınızdır. Masa sunumu ile işe başlarsak ,yeni bir örtü almak istemeyenler elinizin altında bulunan temiz ve ütülü bir masa örtüsü işinizi görecektir.Ama yeni yılla birlikte her şey yeni olsun diyenlerde olabilir o zaman yeni yıl konseptine uygun zevkinize göre (kırmızı,yeşil vs)örtülerde masanıza şıklık katacak ve her ne kadar hazırlayacağınız yemekler midelere hitap etse de ,şık bir masa sunumu da gözlere hitap eder. Evde bulunan masa örtünüzü tabak takımınıza uyumlu bir ranıl ile renklendirebilir,bir kaç parça yılbaşı süsü ile canlandırabilirsiniz. Tabak takımınıza uygun seçeceğiniz örtü ve peçeteler çok daha göz alıcı olacaktır. Uzun soluklu bir gece olacağı için,sofranızda bolca yılbaşı süsü bulundurmak yerine ,ufak tabaklarda (bittikçe tazelenebilecek) mezeler ,zeytinyağlılar ve salatalar masanızı zenginleştirir. Bunun yanı sıra menünüzü sınırlı tuttuysanız,masanızı gösterişli yapmak istiyorsanız,mumlar,şamdanlar,yılbaşı süsleri sizler için uygundur. Yemeği,içmeyi fazla kaçırdığımız bu gecede ,mideyi yormayacak,sebze çeşitleriyle hazırlanmış meze ve zeytinyağlılar,ana yemek olarak yapılan Hindi ile uyum sağlayacak ve gecenin sonunda tatlı ve kahve ,bu geceyi sağlıklı geçirmenizi sağlayacaktır. Bu gece için sizlere hazırladığım seçenekler olacaktır.tabi ki de Hindi ,Yılbaşı sofralarının vazgeçilmez yemeği olarak bilinir ama illaki de olmalı diye bir kuralımız yok,tercih sizlerin,bu yıl farklı olsun diyenlere ''Kuzu Kol''ile fırınlanmış ve soslanmış bir tabakda hazırlıyabilirsiniz. Biz klasik gidelim ve HİNDİ DOLMASI ile KESTANELİ PİLAV'ı hazırlıyalım. Ve sırasıyla salata ve mezelere geçelim. Hepinize şimdiden kolaylıklar dilerken,sağlıkla yiyeceğiniz,keyifle oturacağınız,bereketli sofralar ve güzellikler diliyorum. Sevgiyle...🧡🧡🧡 ---------------------------------------------------------------------------------------------- HİNDİ DOLMASI YILBAŞI-SOFRASI-HİNDİ-ÜSTTEN-2.jpgMALZEMELER<. 5 kg Hindi 1 ad limon suyu Tuz Havuç,kereviz,kuru soğan,patates,brokoli,domates 1 kahve fin zeytinyağ 1 dolu yem kaş tereyağ 1 yem kaş un HAZIRLANMASI: Hindiyi ateş üzerinde tütsüleyin. Tuz,zeytinyağ ve limon suyu ile her yerini ovun. Büyük boy fırın torbasına alın. Bütün sebzeleri ayıklayın ve eşit boylarda doğrayarak poşete ekleyin. Fırınınızı 195 derece de ısıtın ve takribi 1 saat pişirin.(fırın ayarlarına göre değişkenlik gösterebilir,kontrol edin) Pişen Hindiyi bir tepsiye alın. Sebzeleri rondoya alın ve püre haline getirin. Sos kıvamına gelmesi için tavuk suyu yada et suyu ile sebze püresini açın. Bir taşım kaynattıktan sonra tereyağ ve karabiber ekleyin. Hindinizin üzerine gezdirin. Arzuya göre ister haşlanmış sebzeler ile isterseniz kestaneli pilav ile servis edebilirsiniz. ------------------------------------------------------------------------------------------------------ KESTANELİ PİLAV-a.jpgKESTANELİ PİLAV MALZEMELER: 3 su bar Baldo pirinç 2 ad kuru soğan 1 çay bar zeytinyağ 2 yem kaş Tereyağ 4 yem kaş çiğ badem 2 yem kaş dolmalık fıstık 2 yem kaş kuş üzümü 2 yem kaş toz şeker 1 tat kaş tuz 1 çay kaş tarçın 1 çay kaş yenibahar 1 çay kaş karabiber 1/2 kg ayıklanmış kestane 5 su bar Su HAZIRLANMASI: Kuru soğanları küçük doğrayın ve zeytinyağ ile birlikte tencereye alın,kavurmaya başlayın. Bademlerin kabuklarını soyun ve fıstıklarla birlikte kavrulmakta olan soğanlara ekleyerek kavurmaya devam edin. Pirinci 10 dakika ılık suda bekletin ve suyunu süzerek hazırlayın. Badem,fıstık ve soğanların rengi pembeleşince pirinci,kuş üzümünü,tuz,karabiber,şeker,tarçın,yenibahar ekleyerek karıştırın. Kestanelerini ekleyin. Suyunu vererek kapağını kapatın ve kısık ateşte pişirin. Demlenme esnasında tereyağını eritin ve kızdırın pilava ekleyerek demlendirin. ------------------------------------------------------------------------------------------- FASULYE PİLAKİ Fasulye Pilaki.jpg MALZEMELER: 1,5 su bar Kuru Fasulye (barzani) 1 ad kuru soğan 2 diş sarımsak 2 ad Domates 1 ad Havuç 1 ad kapya biber 1 çay bar Zeytinyağ 1 tat kaş tuz 2 tat kaş toz şeker 1,5 su bar su ÜZERİNE: 2 yem kaş sızma zeytinyağ Maydanoz HAZIRLANMASI: Akşamdan ıslattığınız kuru fasulyelerin suyunu süzün ve tencereye alın. Üzerini geçecek kadar su ekleyerek fasulyeler dağılmayacak şekilde haşlayın. Suyunu süzün ve soğuk sudan geçirin. Kuru soğanı yarım ay şeklinde doğrayın ve zeytinyağ ilavesiyle kavurmaya başlayın. Havuçları halka doğrayarak ekleyin. Kapya biberi ve sarımsakları halka doğrayarak ekleyin. Hepsini birlikte 3-5 dakika kavurun. Domatesleri rendeleyin ve ekleyin. Tuzunu,şekerini ve suyunu vererek karıştırın. Haşlanan fasulyeleri de ekledikten sonra düdüklü tencerenin kapağını kapatarak ((düdüğü indikten sonra) 10 dak pişirin. Fasulyeler ve sebzeler görünür ve dağılmadan kalmalıdır. Pilakinizi servis tabağına aldıktan sonra sıcağınla üzerine zeytinyağ gezdirin. Maydonoz yaprakları ile süsleyin. Soğuk olarak servis edin. ---------------------------------------------------------------------------------------------------- PANCARLI PATATES ÇANAKLARDA AMERİKAN SALATA PANCARLI PAT.ÇANAKLARDA RUS SALATASI.jpgMALZEMELER: 4 ad haşlanmış Patates 1 ad büyük haşlanmış Pancar 4 yem kaş zeytinyağ 1 ad limonun suyu 2 diş sarımsak Tuz HAZIRLANMASI: Haşlanmış patates ve pancarı rendeleyerek bir kaseye alın. Limon suyu,ezilmiş sarımsak,zeytinyağ ve tuz ekleyerek karıştırın. Elinizi ıslatarak mandalina büyüklüğünde yuvarlayın ve çanak şekli vererek tabağa dizin. Buzdolabında yarım saat dinlendirin. AMERİKAN SALATA 1 su bar zeytinyağ yada ayçiçek yağı 3 ad yumurta sarısı 1/2 limon suyu az tuz Konserve garnitür 4 ad kornişon turşu HAZIRLANMASI: Yumurta sarılarını kaseye alın. Mikser ile çırpın. İp gibi ara ara akacak şekilde zeytinyağını ekleyerek çırpmaya başlayın. Yumurta sarıları ve zeytinyağ beyazlaşarak koyu kıvama geldikçe az miktarda limon suyu ekleyin.(limon suyu kıvamını açar,zeytinyağ ekledikçe kıvam koyulaşır) Bu şekilde ayarlı olarak ölçüleri tamamlayın. Tuzu ekleyin ve bitirin.Mayoneziniz hazır. Garnitür ve küçük doğranmış turşuyu da ekleyip karıştırın. Amerikan salatamız hazır. Buzdolabında dinlenen çanaklara amerikan salatasını yerleştirin. Servis tabağına dizin. Dereotu ile süsleyin. ------------------------------------------------------------------------------------------------------- MÜTEBBEL MÜTEBBEL-ÜSTTEN.jpgMALZEMELER: 2 ad büyük patlıcan 1 ad limonun suyu 2 diş sarımsak 3 yem kaş zeytinyağ 1 kahve fin Tahin ÜZERİNE: zeytinyağ+kırmızı toz biber karışımı ceviz ,dereotu HAZIRLANMASI: Patlıcanları ateş üzerinde közleyin ve su değdirmeden kabuklarını soyun. Közlenen patlıcanları küçük parçalar halinde doğrayın ve kaseye alın. Üzerine sarımsakları rendeleyin karıştırın. Bir kasede tahin,limon suyu,zeytinyağ ve tuzu karıştırın. Patlıcanların üzerine gezdirin ve karıştırın. Servis tabağına aldığınız mezenin üzerine zeytinyağ kırmızı biber karışımı gezdirin ve cevizle süsleyin. -------------------------------------------------------------------------------------------------------- NAR SALATA-1.jpgNAR MALZEMELER: Ölçüler büyük boy çorba kaseleriyledir. 1 kase haşlanmış didklenmiş tavuk 1 kase patates püresi 1/2 kase kırık ceviz 1/2 kase küçük doğranmış kornişon turşu 1/2 kase nar 3-4 yem kaş,rendelenmiş dil yada kaşar peyniri 7-8 dal ince doğranmış maydanoz 4-5 yem kaş Mayonez HAZIRLANMASI: Bütün malzemeleri bir kase içine alın ve karıştırın. Strech içinde top haline getirin ve buzdolabında 1 saat bekletin. Bu arada ; 1 ad pancarı haşlayın ve püre kıvamına getirin. 2 yem kaş Pancar püresi tuz,zeytinyağ ve limon suyu ile karıştırarak tatlandırın. Top halinde hazırladığınız salatayı strech'ten çıkarın ve servis tabağına alın. Üzerini hazırladığınız pancar püresi ile kaplayın. Tam ortadan ayrılmayacak şekilde kesin ve biraz açın.(yarım açılmış şekilde) Ayrılan iç kısımlara önce pancar püresi sonra nar tanelerini yerleştirin. Nar'ın tepe kısmını bozmadan keserek çıkarın ve hazırladığınız Nar görünümlü salatanın tepesine yerleştirin. Hem görüntüsü hem lezzeti ile masanızın yıldızı olacaktır. ------------------------------------------------------------------------------------------- YILBAŞI SOFRASI-23-Ü.jpg YILBAŞI SOFRALARI 20255-5.jpg YILBAŞI SOFRALARI 20255-3.jpg

KURABİYE'NİN TARİHTE Kİ YOLCULUĞU,MELEK KANADI KURABİYE NASIL HAZIRLANIR?

Merhabalar sevgili dostlar. Günümüzde popüler olan ''MELEK KANADI KURABİYE''nin tarifine geçmeden önce,''KURABİYELER''tarihte nasıl gelişmiş kısaca bakalım. Kurabiyelerin tarihine baktığımızda Antik Mısır ve Mezopotamya Uygarlıklarında M.Ö 7.yüzyılda tahıllar ve baharatlar,bal katılarak hazırlanmış,ekmek niyetine yenen,kazılarla gün yüzüne çıkarılan yuvarlak veya top şekli verilerek pişirilmiş ve hatta Tanrıları simgeleyen dini motifler ve kutsal işaretlerin üzerlerine süslendiği,hem Kraliyet ailesi hemde halk için özel günlerde pişirilmiş kurabiyeler resmedilmiştir. Kazılarda keşfedilen resimlere bakıldığında,odun ateşiyle toprak fırınlarda,Ülkemizde tandır fırınları gibi,sıcak yüzeye yapıştırılarak pişirilen ve gevrek bir yapıya ulaşınca fırından çıkarılarak kurutulan ve uzun süre bozulmadan saklanabilen kurabiyeler görmekteyiz. Mezopotamya da ,doğada kolayca bulunan malzemelerle hazırlanan yassı ekmekler (bisküvi benzeri tatlı kurabiye)geleneksel pişirme teknikleriyle şekillenmiştir. Arpa unuyla başlayan kurabiyenin yolculuğu,zaman içinde buğday unu,kuruyemişler,meyveler ile hamura tat ve dolgunluk katmak için kullanılmış,hurma ve üzüm suyu ile nemlendirilerek daha tatlı hale getirilmiştir. 7.yüzyılda Hindistandan gelen şeker ile,İslam dünyasında kurabiyelerin popülerliği artmış,çeşitleri ve pişirme yöntemleri gelişmiş,lezzet ön plana çıkmıştır. 14.yüzyılda kurabiye pişirimi,Fransa,İngiltere ve Hollanda gibi Ülkelerde soyluların mutfağında yaygınlaşmıştır. 15.yüzyılda Osmanlı'da kurabiye ile tanışmış,Topkapı Sarayının yapımı esnasında,Saray yaşayanlarının yemek ihtiyacını karşılamak amacıyla da,Saray mutfağının ''HELVAHANE''bölümünde,kurabiyeler farklı çeşitleri ile pişirilmeye başlamıştır.Şekerin yaygınlaşmadığı bu dönemlerde Osmanlı Mutfağı bal ve pekmezin yanı sıra,meyve kuruları ve kuruyemişleri hamura katarak,zengin bir lezzet ve dokusal çeşitlilik kazandırılmıştır.Ayrıca Osmanlı da yumurta akı'da kurabiyelere eklenmiş,safran,gül suyu ,portakal çiçeği suyu ile de kurabiyeler aromatik koku ve tat almıştır.Saray mensuplarının tatlıya olan ilgisi kurabiye çeşitlerinin gelişmesinde etkili olmuştur., Dünyanın bir çok Ülkesinde kurabiyelerin ortaya çıkmasıyla,Ülkeler kendilerine özgü kurabiye çeşitleri geliştirmiş ve verdikleri isimlerle bugüne kadar gelmiştir. KURABİYE,o minik lezzetler,mutfaklarımızın değişmez atıştırmalıkları ;bugünlerde sıkça karşımıza çıkan Rus Mutfağına özgü bir kurabiye hepimizin dikkatini çekmiştir. Bizde bu hafta bu kurabiyenin nasıl yapıldığına bir bakalım. Bilinen yoğun kurabiyeleri aksine,kırılgan bir hamur ile ,içinde ki merengin dolgusu farklı bir boyut getirmiş,denemek isteyenler için,buyrun tarifimize.. Herkese kolay gelsin. MELEK KANADI KURABİYESİ- (20 ad) MALZEMELER: HAMUR İÇİN: 125 gr Tereyağ (oda sıcaklığında) 2 ad Yumurta sarısı 60 ml (1/2 çay bar.) Krema 1 çay kaş.kabartma tozu 2 su bar Un İÇ DOLGUSU: 2 ad Yumurta beyazı 1 çay bar Toz şeker ÜZERİNE: Pudra şekeri HAZIRLANMASI: İlk olarak küçük bir kasede yumurta sarıları ile kremayı çırpalım ve kenara alalım. Diğer tarafta iç dolgusunu hazırlayalım. Yumurta beyazlarını kaseye alalım ve mikser ile çırpmaya başlayalım. Azar azar şekerini ekleyelim. Koyulaşarak köpük kıvamı alması gerekmektedir,kaseyi ters çevirdiğinizde dökülmüyorsa kıvamı olmuştur. Hazırladığınız merengi,sıkma torbasına alalım. Hamur için ,unu kaseye alalım ve tereyağ ekleyerek ıslak kum halini alana kadar parmak uçlarınızla karıştırın. Kabartma tozu ve hazırladığınız yumurta sarısı+krema karışımını ilave ederek yoğuralım. Ele yapışmayan orta sertlikte bir hamur elde edelim. Hamuru 20 eşit bezeler halinde yuvarlayalım. Her bir hamur bezesini 2 yağlı kağıt arasında olabildiğince ince olacak şekilde merdaneyle açalım. Üzerine sıkma torbasında bekleyen mereng'i sıkalım ve yarım ay şeklinde kapatarak kenarlarını bastıralım. Tam orta kısmına tahta çöp şiş ile bastırarak iz yapalım.Ve tekrar katlayalım. Bütün hamur bezelerini aynı şekilde hazırlıyalım. Arzuya göre merengin üzerine file badem yada fındık ekleyebilirsiniz. Hazırladığınız kurabiyeleri fırın tepsisine yerleştirelim. 170 derece de ısıtılmış fansız alt üst ayar fırında takriben 25 dakika (pembe kalacak şekilde)pişirelim. Fırından çıkaralım ve soğumaya bırakalım. Soğuyan kurabiyelerin üzerine pudra şekeri serpelim. Kırılgan yapıda hamuru ve içindeki merengi ile nefis bir lezzet,deneyeceklere şimdiden Afiyet Olsun. Sevgiyle...🧡🧡

BALKABAĞI TATLISI TARİFİ VE HİKAYESİ NEDİR?NASIL YAPILIR?

Merhabalar sevgili dostlar, Sonbahar'ın gelmesiyle birlikte tarlalarda hasatına başlanan ''BALKABAĞI''bu haftanın konuğu.. Kültürel bir ritüel olarak ,aynı zamanda derin bir anlam taşıyan ve yılbaşı sofralarının vazgeçilmez tatlısı haline gelen ''KABAK TATLISI'',bolluk ve bereketin simgesi olarak kabul edilir. Sert kabuğu,lezzetli ve bol etli iç yapısıyla uzun süre muhafaza edilebilen Bal Kabağı,bu özelliği ile de bereketin sembolü haline gelmiştir. Özellikle yılbaşı sofralarını süsleyen tatlı,aile üyelerine ve misafirlere ikram edilerek,yeni yılın bolluk,bereket ve huzur içinde geçmesi dileğiyle bu gelenek yaşatılır. Kökeninin her ne kadar Kuzey Amerika ile ilişkili olduğu düşünülse de ,yapılan araştırmalar M.Ö 5500 ile 7000 yıllarında bal kabağının tohumlarına Meksika'da rastlandığı,ancak adlandırılışında karşımıza Yunanca olarak çıkmaktadır. Dünyada ki bir çok Ülkede (başta Amerika olmak üzere,İngiltere,İrlanda,Avustralya)balkabağının oyularak ,içinde mum yakılması,kötü ruhlardan uzaklaştırma olarak kabul edilerek,HOLLOWEEN adıylaetkinlikler ve festivaller düzenlenerek kutlanır. Bu gelenek KELT'lerin eski bir festivali olan ''SAMHAİN'e dayanır ve hali hazırda her yıl 31 Ekim'de ,eğlenceli kostümler,şeker toplama etkinlikleri ile binlerce yıl öncesine ait bu festival kutlanmaktadır. BALKABAĞI,bir çok çeşiti ve kullanım alanlarıyla başta tatlısı olmak üzere mutfaklarımıza sonbahar mevsimiyle konuk oluyor. Bunlardan bazıları ''BUTTERNUT SGUASH ''çorbalar ve yahnilerde,''HOKKAİDO KABAĞI''kestaneyi andıran hafif tatlı ve cevizli aromasıyla ekmek,kek ve turta yapımında,Hatay'ın coğrafi işaretli ''Beyaz Kabağı''sotelenerek diğer sebzelerle harika mevsimlik garnitür olmakla birlikte mutfakta çok yönlü kabaklardan birisidir. Bizlerin ise en çok bildiği,Sakarya'nın Coğrafi işaret tesciline sahip,dışı beyaz içi turuncu,büyük ve doyurucu lezzetiyle ''Beyaz Kestane Kabağı''dır. Tatlısıyla damakları şenlendiren Balkabağı,çorba,börek,lokum,marmelat,reçel ve hatta son günlerde trent olan helvasıyla sofralarımızda yerini almaktadır. İçeriğinde A,C ve E vitaminlerini barındıran ,bağışıklığı güçlendirerek vücudu enfeksiyonlara karşı dirençli hale getirir ve kalp sağlığını korumakta yardımcıdır. Ülkemizde bazı bölgelerde farklı pişirme teknikleri ,ilave malzemeleri ile sunulsa da,Balkabağı Tatlısı genellikle üzerine kırılan ceviz ile servis edilir. Yeni yılı karşılamamıza az bir süre kala,tam da mevsiminde Balkabakları market raflarında bolca arzu endam eylemişken bu lezzetli tatlıyı birlikte hazırlayalım. Hepinize kolaylıklar diliyorum., BALKABAĞI TATLISI MALZEMELER: 1.600 gr Bal kabağı (ayıklanmış) 2 su bar ( 400gr) toz şeker 1.5 su bar Su 1 yem kaş limon ÜZERİ İÇİN: Arzuya göre ,Tahin ,ceviz,kaymak HAZIRLANMASI: Kabağın dış beyaz kısmını bir bıçak yardımıyla çıkarın. Kabağı eşit boyutlarda çok ince olmayacak şekilde dilimler halinde hazırlayın. Tencereye kabakları tek sıra halinde dizin. Üzerine toz şekeri gezdirin. Eğer hemen pişirecekseniz suyunu ekleyin. Şeker ile bekletecekseniz en az yarım saat tencerenin kapağını kapatın ve bekletin. Kabaklar şekerle suyunu bıraktıysa 1 su bar su yeterli olacaktır. Tencereyi ocağa alın ve kısık ateşte pişmeye bırakın. Takribi 1 saat de pişecektir. Kabakların dağılmaması için kaşıkla müdahale etmeyin. Şerbeti koyu kıvama geldiğinde ateşten alın ve tencere içinde soğumaya bırakın. Servis tabağına aldığınız tatlıyı ceviz ile süsleyin. İkram ederken arzuya göre üzerine tahin yada kaymak ekleyebilirsiniz. Afiyet olsun. Sevgiyle..🧡🧡🧡

VİŞNE KEBABI NASIL HAZIRLANIR? HANGİ YÖRE MUTFAĞINA AİTTİR?

Merhabalar sevgili dostlar, Protein ve demir kaynağı,kırmızı et ile,C vitamini,antioksidanlar ve lif bakımından zengin vişne'nin,dengeli beslenmede en ideal seçimi ''VİŞNELİ KEBAP'' Tarih boyunca ,çeşitli kültürlerin birleşmesiyle şekillenmiş zengin bir mutfağa sahiğ ''GaziAntep Mutfağı'',Vişne Kebabı ile kültürel bir zenginliğin yansımasını sunuyor. Vişne,diğer bir çok mutfakta kullanıldığı gibi GaziAntep mutfağında da ,tatlıların yanı sıra yemeklerde de kullanılan bir malzemedir. Geleneksel tatları,günümüz modern mutfaklara taşıyorsak ,yeni nesillere tanıtıyorsak,bunlardan birisi de lezzeti ve görüntüsüyle öne çıkan ''vişneli kebap''tır. Meyve ve et'in bir tabakta bir araya getirilmesi,özel bir lezzet olarak görülürken,bazıları tarafından garipsenmiştir. Osmanlı Saray Mutfağında da meyve/et karışımı tabaklara yansır.Yemeğin lezzetini tadarak karar fayda vardır. Bu lezzetin GaziAntep'e gelişi,Suriye'nin Halep şehrinin,iştah açıcı mutfağı ve halkının kebap ve dolma olmak üzere yemeklerde ki ustalığı ile meşhurdur. Bir farklı görüş ise bu yemeğin İDLİB'e bağlı ERİHA ilçesinde yapıldığı,zira bu bölgenin vişne tarımı ile meşhur olmasıdır.Bölge halkının ustaca ve profesyonellikle hazırlanan yemekler ve vişne suları,diğer ilçelerden insanların yemekleri tatmak için gelmelerini sağlamıştır.İnsanların bir çoğu bu yemeğin ,diğer yemeklerden farklı olarak özel bir lezzet olduğunu düşünürler. Adı ''KEBABÜ'L-KARAZ''yada ''KEBAB KARAZ''olarak geçen ,Halep-Antep-Kilis coğrafyasında iyi bilinen yemeklerden birisidir. GaziAntep Mutfağının ,zarif ve dana etinin yoğun lezzetinin,ekşi vişnenin ferah aromasıyla,hem göze hem damağa hitap eden yemeği ''Vişne Kebabı''nı denemeyenler ve tadını bilmeyenler için,kolay bulunabilir malzemeleri ve zaman almayan aşamaları ile sizlerle.. Değişikliğe açık,misafirlerine farklı lezzetler sunmak isteyenlere.. Afiyet şifa olsun. VİŞNE KEBABI MALZEMELER: 500 gr Dana Kıyma (tek çekim) 500 gr çekirdeği çıkarılmış Vişne ve 1 su bar.Vişne suyu 1 yem kaş Çam fıstığı 100 gr Kuzu kulağı 100 gr Taze Nane 3 ad Kare yada üçgen kesilmiş Lavaş ekmeği 1 yem kaş Domates salçası + 1 yem kaş Biber salçası 3 yem kaş Nar ekşisi 100 gr Tereyağ yada Sade yağ 1 ad Kuru soğan 1 çay kaş Kimyon ,Karabiber 1 tat kaş Tuz 6-7 dal Maydanoz HAZIRLANMASI: Bir kaseye kıymayı alın,üzerine çok ince doğradığınız soğanı,yine ince doğranmış maydanozları,tuz ve baharatlarını ekleyerek yoğurun. Hazırladığınız köfte karışımını 1 saat buzdolabında dinlendirin.(kendini tamamen çekerek pişerken dağılmaması için) Geniş bir tava yada tepsiye tereyağ ile yağlayın. Dinlenen köfteleri cevizden biraz küçük yuvarlayın ve tepsiye alın. Orta /kısık ateşte köfteleri ağır ağır ,tepsiyi sallayarak kızartın. Kızaran köftelerin üzerine her iki salçayı,nar ekşisini,vişneleri ve vişne suyunu ilave ederek 5 dakika birlikte pişirin. Kuzu kulağı ve naneleri iri doğranmış şekilde ekleyin,karıştırın. Vişne suyu yemeğin içinde kıvam alacaktır. Servis tabaklarına lavaşları keserek yerleştirin. Üzerine hafifçe vişne sostan gezdirin ve köftelerle vişneleri yerleştirin. Çam fıstıklarını az tereyağ da kızartın ve köftelerin üzerine alın. Arzuya göre ince kıyılmış maydanoz ile süsleyin. Bu lezzetli yemeği mutlaka deneyin. Sevgiyle..🧡🧡🧡

MİDYE DOLMA NASIL HAZIRLANIR?OSMANLI DÖNEMİNDEN GÜNÜMÜZE SOKAK LEZZETİ YOLCULUĞU HİKAYESİ NEDİR?

Merhabalar sevgili dostlar, Türklerin göçebe yaşamla,yerleşik yaşamı bir arada sürdürebilmiş olmasından kaynaklı,Türk Mutfağı,Dünyanın en zengin mutfaklarından biridir. Geleneksel Türk Mutfağı kültürünün yanı sıra,İslamiyetin kabulünden sonra Arap ve İran mutfaklarıyla etkileşim geçirerek ve İstanbul'da yaşayan gayri müslümlerin etkisiyle ve Anadolunun zengin ürünleri birleşince,Türk mutfağı çeşitlilik ve lezzet açısından üst düzeye taşınmıştır. ''MİDYE DOLMA''nın hikayesi ise,İstanbul'un fethinden sonra,Anadoluda yaşayan Ermenilerin,İstanbul'da deniz kıyılarına yerleştirilmeleri ve denizden kolayca topladıkları midyeleri baharatlar ve pirinçle doldurarak pişirmeleri sonucu lezzetli bir yemeğin ortaya çıkmasıyla başlar. Dolayısıyla Türklerin midye dolma ile tanışması,İstanbul'un fethinden sonra,Fatih Sultan Mehmet döneminde (1461) Osmanlı Saray MUtfağında yerini almıştır.Fatih'in döneminde de deniz ürünleri saray mutfağında pişirilmeye başlamıştır.Fatih Sultan Mehmet,.çok beğendiği bu yemeği özel davetlileri için de hazırlatmıştır. II.Bayezıd ve Yavuz Sultan Selim döneminde de midye dolma ile birlikte çeşitli deniz ürünleri Saray Mutfağında yapılmış ve hatta bu dönemlerde Rodos'tan özel aşçılar getirtilmiştir. Osmanlı döneminden günümüze Ermeni mezesi olarak bilinen ve hali hazırda popüler bir sokak lezzeti olan ''Midye Dolma'',çoğunlukla Ülkemizin kıyı şeridinde bulunan bölgelerinde yaz aylarında,kendine has tablaları içinde ,limon dilimleri ile süslenerek ,ayak üstü lezzetler olarak sıkça rastladığımız bu lezzet,aslında bir meze olarak ikram edilen,dikkatli ve özenli hazırlanmasıyla ,ehil ellerden çıktığında çok lezzetli bir yemektir. Midye Dolma sevenler için,daha hiyen,daha usülüne uygun,geleneksel tarifi ile pişirmek isteyenlere ,25 tanesi için hazırladım ama inanın iki ölçü pişirmenizi tavsiye ederim. Şimdiden herkese kolay gelsin. MİDYE DOLMA MALZEMELER: 25 ad Midye (kara yada mavi midye) HAZIRLANMASI: Midyelerin dış yüzeylerini suyun altında,bulaşık teli ile ovalayın. Tencereye tek sıra halinde dizin ve üzerini geçecek kadar su ekleyin. Orta ateşe alın ve su kaynayınca midyelerin ağızları bıçak geçecek kadar açılır açılmaz ocaktan indirin.(içlerinin pişmemesi lazım) Suyunu süzünve bir bıçak yardımıyla dikkatlice açarak içinde bulunan sinirleri ile midye sakalı denilen yosun parçalarını ,midyenin etine zarar vermeden temizleyin. Temizlenen midyeleri soğuk sudan geçirin. İÇ PİLAV: 1 su bar Pirinç 1 ad kuru soğan 1/2 su bar su 1/2 su bar Zeytinyağ 1 çay kaş.Yenibahar 2 çay kaş.Karabiber 1 çay kaş Tuz 2 tat.kaş toz şeker 1 yem kaş dolmalık fıstık + 1/2 yem kaş kuş üzümü HAZIRLANMASI: Kuru soğanı küçük doğrayın ve zeytinyağ ekleyerek kavurmaya başlayın. Dolma fıstığını ekleyin ve kavurmaya devam edin. Fıstık pembeleşince yıkayıp suyunu süzdüğünüz pirincini,tuzunu ,şekerini,baharatlarını ve kuş üzümünü ekleyerek karıştırın. Suyunu verin ve pişirin.(midyelerin içinde de pişeceği için çok fazla pişmemesi gerekir) Midyelerinin kabularını üsten ve alttan dikkatlice açarak aralayın ve tahmini 1/2 yem kaş iç pilavı yerleştirerek kapatın.(midyeler pişerken açılmaması için dikkatli hazırlayın) Tencereye üst üste gelecek şekilde dizin. Üzerine 1/2 çay bar Zeytinyağ,1 çay bar su gezdirin. Yuvarlak kestiğiniz yağlı kağıt ile kapatın. Tencerenin kapağını da kapatın ve kısık ateşte tahmini 20-25 dakika pişirin. Pişen midye dolmalarını tabağa alın ve limon dilimleri ile süsleyin. Limon sıkarak afiyetle tüketebilirsiniz. Şifa ve Afiyet olsun. Sevgiyle...🧡🧡🧡